Diğer Haberler Son Dakika 

İBADET VE AHLAK BAĞLANTISI

      İnsanın hayatta düşebileceği en büyük yanılgılardan biri, kendisini kusursuz görmesidir. “Ben doğru yoldayım, bende eksik yok” dediği an, aslında en tehlikeli noktaya yaklaşmış olabilir. Çünkü insanı hakikatten uzaklaştıran şey her zaman inançsızlık değildir. Bazen de ibadetin ruhunu kaybetmek, onu sadece alışkanlığa ve şekle dönüştürmektir.       Bugün toplumumuza baktığımızda iki farklı manzara görüyoruz. Bir tarafta ibadeti tamamen terk etmiş insanlar… yazının devamı...
Diğer Haberler Son Dakika 

ALLAH’IN “VEDÛD” İSMİNİN TECELLİSİ

      İnsan, yaratılışı gereği sevmeye ve sevilmeye muhtaçtır. Hayat boyunca peşinden koştuğu birçok şeyin temelinde de bu ihtiyaç vardır. Kalp, gerçek sevgiyi bulamadığında en büyük zenginlikler bile ona huzur veremez. İşte Yüce Allah, kendisini el-Vedûd ismiyle tanıtarak gerçek sevginin kaynağının yalnızca kendisi olduğunu bildirir.       Vedûd; çok seven, kullarını seven, onları sevgisine mazhar kılan ve sevilmeye en layık olan demektir.… yazının devamı...
Diğer Haberler Son Dakika 

İMAM NİKÂHI VE EVLİLİK SORUMLULUĞU

      İslam’da evlilik, son derece önemli ve ağır bir sorumluluktur. Nikâh, yalnızca iki insanın birlikte yaşamaya karar vermesi değil; Allah’ın huzurunda verilen bir söz, bir emanet ve sağlam bir ahittir. Kuran-ı Kerim’de evlilik bağı “sağlam bir sözleşme” (Nisâ 21) olarak nitelendirilmiştir. Bu sebeple nikâh hafife alınabilecek bir işlem değildir.       Peygamber Efendimiz (s.a.s.) “Nikâh benim sünnetimdir” buyurmuş ve nikâhın ilan… yazının devamı...
Diğer Haberler Son Dakika 

ALLAH’IN KIYDIĞI NİKÂH

      Tarih boyunca bazı hadiseler vardır ki, ilk bakışta yalnızca bir aile meselesi gibi görünür; fakat perde aralandığında onların bir toplumun kaderini değiştiren ilahî hikmetler taşıdığı anlaşılır. Hz. Peygamber’in (s.a.s.) Hz. Zeynep bint Cahş ile evliliği de işte böyle bir hadisedir. Yüzyıllardır hakkında çeşitli yorumlar yapılmış, kimi zaman yanlış anlaşılmış bu evlilik, gerçekte kişisel bir tercihten çok daha öte, insanlığı… yazının devamı...
Diğer Haberler Son Dakika 

RUHU HUZURA KAVUŞTURAN YOLCULUK

      Secde, insanın alnını yere koyarak Rabbi karşısındaki aczini ve kulluğunu ilan etmesidir. İnsan, günlük hayatında başını dik tutmayı güç ve üstünlük göstergesi sayarken, secdede en değerli uzvu olan alnını yere koyar. Böylece Rabbinden başka hiçbir varlık karşısında eğilmeyeceğini, fakat Allah’ın huzurunda tam bir teslimiyet içinde bulunduğunu göstermiş olur.       Peygamber Efendimiz (s.a.s.), kulun Rabbine en yakın olduğu hâlin secde… yazının devamı...
Diğer Haberler Son Dakika 

AMELLERİN İÇİNİ BOŞALTAN HASTALIK

      İslam ahlâkının temelini oluşturan ihlas, yapılan her ibadetin değerini belirleyen ana unsurdur. Bu nedenle ibadet ve hayırlı amellerde “gösteriş” anlamına gelen riya, kalbi hedef alan en sinsi manevi tehlikelerden biri olarak görülmüştür. Dini bir terim olarak riya, kişinin Allah rızası yerine insanların beğenisini kazanmak amacıyla ibadet etmesi veya iyilik yapmasıdır. İslam âlimleri bu davranışı “amellerin içini boşaltan bir hastalık”… yazının devamı...
Diğer Haberler Son Dakika 

DEHŞETİN ARDINDAKİ HAKİKAT

      İnsan, çoğu zaman dünya hayatının akışı içinde kendisini kalıcı zanneder. Günler birbirini kovalar; insanlar çalışır, kazanır, sevinir, üzülür ve hayatın hiç bitmeyecekmiş gibi devam edeceğini düşünür. Oysa Kuran-ı Kerim, insana her şeyin bir sonu olduğunu haber verir. İşte Kâria Suresi de bu büyük hakikati sarsıcı bir üslupla hatırlatan surelerden biridir.       “O dehşetli ses! O ne dehşetli ses!” hitabı,… yazının devamı...
Diğer Haberler Son Dakika 

CAN BOĞAZA DAYANDIĞINDA

     İnsan, hayatın akışı içinde devamlı ölümü öteler. Günler geçer, umutlar kurulur, planlar yapılır. Ölüm ise hep “sonra” düşünülür. Ta ki o kaçınılmaz an gelinceye kadar… Kıyâme Suresi 26-30. ayetler, işte bu anı; insanın en savunmasız, en çıplak hâlini sarsıcı bir dille gözler önüne serer.       “Can boğaza gelip dayandığında…” (Kıyâme 26). Artık söz bitmiştir. Nefes daralır, dünya ile kurulan… yazının devamı...
Diğer Haberler Son Dakika 

GÖRÜNENİN ÖTESİNDEKİ HİKMET

      İnsan, hayat yolculuğunda olup biteni anlamak ister. Başına gelen her olayın sebebini kavramayı, yaşadığı her acının hikmetini hemen görmeyi arzular. Oysa bazı hakikatler vardır ki, zahir ilimle kavranmaz. Allah’ın dilediği kullarına lütfettiği özel bir anlayışla idrak edilir.       Kehf Suresi’nin 60-82’nci ayetlerinde anlatılan Hz. Musa ile Hızır kıssası; insanın bilgi karşısındaki acizliğini, sabır imtihanını ve ilahî hikmetin derinliğini çarpıcı… yazının devamı...
Diğer Haberler Son Dakika 

HAYATIMIZDA ESMÂ-İ HÜSNÂ

     İnsan, hayatın yükü ağırlaştığında bir sığınak arar. Kalbin yorulduğu, kelimelerin yetersiz kaldığı anlarda insanı ayakta tutan en güçlü dayanak, Rabbini tanıma bilincidir. Esmâ-i Hüsnâ, Allah’ı tanımanın en sahih ve en derin yollarından biridir. Bu güzel isimler, sadece dillerde tekrar edilen ifadeler değil; kalbi inşa eden, imanı derinleştiren ve hayata anlam kazandıran ilahî hakikatlerdir.      Hz. Peygamber (s.a.s.), bu gerçeği… yazının devamı...