Bu Haberdesiniz

Resullü’de Son Hafızlık Cemiyeti

Resullü’de Son Hafızlık Cemiyeti

 RESULLÜ’DE SON CEMİYET 

İstanbul Fatih’teki Bayezid (II) Camii ve Külliyesinde medrese eğitimi görmüş, Arapkirli Hüseyin Avni Efendi’den icazet almış olan Oğuz karyesinden Hacı Hafız Ali UZUNBOY        (1872-1968) hocamızın yetiştirdiği hafızların son cemiyeti 1963 yılı güz mevsiminde Resullü köyünde yapıldı. Çolağın Osman Dayının evinin arkasındaki çimende yapılan bu tören genç hafızlar Yaşar TAŞ(1946), Mustafa TAŞ(1948) ve Dolanlı ’dan Ziya DÜBÜŞ(1950) için icra edildi.

Sosyal statü ve değerler açısından hafızlık kurumunun kültürel müktesebatımızda başat derecede önemli mevkii ve kritik etkileri vardır. Dini açıdan ise bir beldede bir hafız yetiştirmenin farz-ı ayn, birden fazlasının farz-ı kifâye olduğuna hükmedilmiştir. İkamet ettiğiniz yerleşim yerinde tek bir hafız bile yoksa oradaki mükellef kişilere İslam dini en az bir hafız yetiştirmeyi farz kılmıştır. Birden fazla kişinin hafız olmasını ise toplumun bir bölümünün yerine getirmesi halinde diğerlerinden yükümlülüğü düşüren bir görev olarak kabul etmiştir.

Geleneğimize göre hafızlık eğitimini tamamlayan talipliler için bir cemiyet düzenlenir. Hıfz-ı Kur’an çalışmasını bitiren hafızlar sivil bir organizasyon olan cemiyet yoluyla kamuoyuna ilan ve takdim edilir. Cemiyet, birden fazla hafız için aynı gün tertip edildiği gibi tek bir hafız için de tertip edilir. Cemiyeti sevk ve idare eden kişiye reis’ül kurra denir. Bahsettiğimiz cemiyetin yöneticiliğini İbrahim Hafız (KAHYAOĞLU) yapmıştır.

Kur’an-ı Kerîm’i ezberleyen kişiler için mescitte, camide, harmanda, çeşme başında, çimende, hafızın evinde, hocasının evinde, sözün kısası uygun bir mekânda cemiyet yapılır. Hafızlık töreni açık alanda yapılacaksa dastar, kıl çulu ve yelken kumaştan dikilmiş tenteler oturulmak üzere uygun yerlere serilir. İcazet verecek hoca ile diğer hoca arkadaşları ve hafızlar yeniayın yayı biçiminde dizilip otururlar. Yeni hafızlar ise ya bu dizilişin uçlarına ya da teşrifatın önünde benzer biçimde oturma düzeni alıp yüzleri hocalarına dönük olarak yerleşirler. Çevre sakinleri ve davetliler de aşır okuyacak grubu üç yönden izleyecek şekilde yerlerini alırlar.

Önceden duyurusu yapılmak üzere cemiyet öğle veya ikindi saatinden önce toplanır. Hocaların ve gözde hafız öğrencilerin en az bir aşır okuması, okumaların akabinde dua yapılması, namazın cemaatle kılınması ve yemek yenilmesi yapılagelen cemiyetlerin omurgasını teşkil eder. Bu cemiyetler yeni hafızların yetkinliğinin tescili olup bir çeşit kıraat icazeti niteliği taşır ve isimleri hafız sıfatı ile kamuoyuna tanıtılır. Önce hocalardan biri (birkaçı) Kur’an’dan bir cüz veya aşır okuyup açılışı yaparlar.  Talebe hafızlar da üstatları olan hocalarına Kur’an’dan benzer ya da farklı bir kıraatle başka bir aşır veya cüz okuyup arz ederler. Daha sonra teşrifattaki kişiler kendilerine önceden tevzi edilen sayfaları sırasıyla okurlar ve Kur’an tilaveti tamamlanır. Genel geçer usule göre vaaz ve nasihat türü bir konuşmaya yer verilmez. Ancak misafirler içinde resmi görevli müftü veya diğer köylerden/beldelerden gelen, saygınlığı kişiliği olan hocalardan bir iki söz etmesi istirham edilir. Duayı icazeti veren hocanın yapması esastır. Yeni hafızların ismi dua içinde özellikle belirtilir ve hocalarının özel duasına mazhar olurlar. “Âmin” nidalarının ardından Fatiha ile dua sonlanır. Vakit veya cuma namazı kılınır. Namaz sonrası yemeğin vaktini şaşırmayan cemaat sofra başına doğru sökün eder.

Resullü ’de yapılan cemiyetin yemeğini Hüseyin Usta’nın (AÇIL) eşi “Tonya Kızı” diye meşhur Fatma yengemiz hazırlamış. Yardımcılığını da “Yarımbaş Kızı” adıyla tanınan Hafız Hasan (DADANDI) eşi Fatma yengemiz üstlenmiş. Düğünlerimizde hangi yemekler pişiriliyorsa cemiyet toplantıları için de aynı yemekler pişirilmekte imiş… Mercimek çorbası, yahni, etli sarma, fırın baklası, hoşaf,  dizin çorbası, yarma çorbası (mısırlı ayran aşı), pilav, sütlaç, yağlaş, lokma tatlısı, yufkadan tatlı (içine haşlanmış pirinç ve üzüm kurusu konur). Bazen de hafızlardan birisinin babasının bir sığır kesip program ortamında bir şenlik havasının yaşanmasına özel bir katkı sağladığı da oluyormuş. Ustahasanoğlu ailesinden Ali TAŞ dede cemiyet gününün çifte bayram coşkusunda geçmesini istemiş, meccanen bir inek kestirmiş ve yemekler adı geçen ailenin evinde pişirilmiştir.

O zamanların toplumunda kariyer sahibi olmanın bir yolu da hafız olmaktan geçermiş. Aile kariyerinde en az bir hafız kişinin bulunması öylesine yaygınlaşmış ki komşu mahalle ve köylerde aynı ismi taşıyan hafızlar bir çırpıda hatırlanabiliyormuş. Türkelli ’den İbiğuğ Hüseyin Hafız, Resullü ‘den Memeduğ Hüseyin Hafız,  Dolanlı ‘dan Karameduğ Hüseyin Hafız, Ardıçatak ’tan Paşaluğ Hüseyin Hafız, Kutluca ’dan Hamzaluğ Hüseyin Hafız, Anbarlı ‘dan Başuğ Hüseyin Hafız gibi örnekler pek çokmuş.

Resullü ’deki bu son cemiyet kendi akranları dâhil dört nesle Arapça ve Kur’an okumasını öğreten, asırlık hayatının tamamını Kur’an ve Sünnet yoluna vakfeden, Oğuz’un yetiştirdiği İslam Âlimi Hafız Hacı Ali (UZUNBOY) hocamızın da son cemiyetidir. İlim ve takva ehli Hacı Hafız Efendi’nin din eğitimi ve hizmet kariyerinde ismiyle anılması gereken çok sayıda öğrencisi olup Resullü köyünden hocanın rahleyi tedrisinde talim ve terbiye gören, himmeti ve özel çalışmalarıyla yetişen ve kendi kimliğini bulan hafızlar aşağıda listelenmiştir:

  1. Hafız Mustafa KAHYAOĞLU (1876-1945)
  2. Hafız Emin KILIÇARSLAN ( 1888-1974)
  3. Hafız Mehmet DADANDI (1902-1964)
  4. Hafız Mehmet DADANDI (1903-1926)
  5. Hafız İbrahim KAHYAOĞLU (1911-1998)
  6. Hafız Hüseyin DEMİRCİ (1911-1992)
  7. Hafız Mehmet DEMİRCİ (1912-1995)
  8. Hafız Hasan DADANDI (1912-1992)
  9. Hafız Bektaş BEKTAŞ (1913-1998 )
  10. Hafız İbrahim ÇALIŞKAN (1916-1973)
  11. Hafız Mehmet KOT (1922-1942 )
  12. Hafız Mehmet Yaşar COŞKUN (1933-1993)
  13. Hafız Hamdi BEKTAŞ (1938-2014)
  14. Hafız Hasan KILIÇARSLAN (1941- )
  15. Hafız Yaşar TAŞ (1946- )
  16. Hafız Mustafa TAŞ (1948- )

Araştırma: H. İbrahim DEMİRCİ

Kasım 2017 -Beşikdüzü

EK: 1 Adet Tarihi Fotoğraf