Diğer Haberler Son Dakika 

MÜSLÜMAN, GAYRİMÜSLİMLE EVLENEBİLİR Mİ?

     Evlilik, İslam’da sadece iki insanın birbirini sevmesi değildir. Evlilik; iki inancın, iki hayat anlayışının ve iki istikametin birleşmesidir. Bu yüzden İslam, evliliği sadece duygulara bırakmaz. Mümin için asıl ölçü; kalbin ne istediği değil, Allah’ın ne emrettiğidir.

     İnsan sever, gönlü bağlanır, kalbi meyleder. Bu fıtrîdir. Ancak iman sahibi bir insan için asıl belirleyici olan, Rabbini razı edecek olan tercihtir. Dinimiz, Müslüman bir kadının gayrimüslim bir erkekle evlenmesini kesin olarak yasaklamıştır. Yüce Allah, “İman etmedikçe, müşrik erkeklerle kadınlarınızı evlendirmeyin” (Bakara 221) buyurur.

     Bu ayet, iman etmeyen bir erkekle Müslüman bir kadının nikâh bağı kuramayacağını net bir şekilde bildirir. Erkek ister ateist olsun, ister Yahudi veya Hristiyan olsun; iman bağı yoksa bu evlilik İslam’a göre geçerli değildir.

     Aynı hüküm, Mümtehine suresinin onuncu ayetinde daha açık bir ifadeyle yer alır: “Ne onlar bunlara helâldir, ne de bunlar onlara helâldir.” Yani mümin bir kadınla kâfir bir erkek arasında evlilik bağı kurulamaz.

     Bu yasak, kadını küçümsemek için değildir. Aksine, onun imanını, onurunu ve geleceğini korumak içindir. Çünkü aile içinde yönlendirici etki çoğu zaman erkektedir. Erkeğin inancı, kadının ibadet hayatını ve çocukların dinî terbiyesini doğrudan etkiler. İman etmeyen bir erkeğin olduğu bir ailede, mümin bir kadının dini zamanla baskı altına girebilir. İslam, mümin kadını böyle bir riskle karşı karşıya bırakmaz.

     Müslüman bir erkeğin gayrimüslim bir kadınla evlenmesi ise, Kuran’da sınırlı bir izinle ele alınmıştır. Sadece iffetli Yahudi ve Hristiyan kadınlarla evlenmeye ruhsat verilmiştir. Ancak bu, teşvik edilen bir durum olmayıp zorunlu hâller için tanınmış bir izindir. Ehl-i kitap olmayan (ateist, deist, budist gibi) kadınlarla Müslüman bir erkeğin evlenmesi ise, Kuran’ın açık hükmüyle yasaklanmıştır. (bk. Bakara 221, Maide 5)

     Günümüzde sıkça karıştırılan bir konu da, resmî nikâh ile dinî nikâh arasındaki farktır. Devletin kabul ettiği bir evlilik hukuken geçerli olabilir. Ancak Allah’ın haram kıldığı bir birliktelik, dinen nikâh sayılmaz. Özellikle Müslüman bir kadının, gayrimüslim bir erkekle yaptığı evlilik; resmî olarak tanınsa bile, İslam’a göre geçersizdir. Çünkü nikâh, Allah adına yapılan bir akittir. Allah’ın haram kıldığını, hiçbir söz helâl hâle getiremez.

     Kuran, bu yasağın hikmetini şu cümleyle özetler: “Onlar ateşe çağırırlar; Allah ise izniyle cennete ve bağışlanmaya çağırır.” (Bakara 221). İnanç, sadece kişiyi değil; eşi ve çocukları da etkiler. Ailede güçlü olan taraf, zamanla diğerlerini de etkiler. İşte bu yüzden İslam, mümini baştan uyarır ve imanını koruma altına alır.

     Hz. Peygamber (s.a.s.), bu konuda; “Kadın dört şey için nikâhlanır: Malı, soyu, güzelliği ve dini için. Sen dindar olanı tercih et ki hayır bulasın” (Buhari) buyurmuştur.

     Kısacası; Müslüman bir kadının, gayrimüslim bir erkekle evlenmesi kesin olarak yasaklanmıştır. Müslüman bir erkeğin; Yahudi veya Hristiyan bir kadınla evlenmesine sınırlı bir izin verilmiş olsa da, bu evlilikler tavsiye edilmez. Ehl-i kitap olmayan bir kadınla evlilik ise, kesin olarak haramdır.

     Yüce Rabbimiz bizleri ve neslimizi; kalbin sevdasını değil, Allah’ın rızasını ölçü alan, imanını hiçbir dünya bağına feda etmeyen kullarından eylesin!

     (Yararlanılan Kaynaklar: TDV Kur’an Yolu Tefsiri, Din İşleri Yüksek Kurulu Kararları)

En son Haberler