Son Dakika 

GÜVEN VE TESLİMİYET

      İnsan, hayat yolculuğunda kimi zaman sevinçlerle kimi zaman da zorluklarla karşılaşır. Çoğu zaman yaşadıklarının arkasında yalnızca görünen sebepleri arar.

      Oysa Yunus suresinin 107’nci ayeti, insanı sebeplerin ötesine bakmaya davet eden güçlü bir hakikati hatırlatır: “Allah sana bir zarar verecek olursa, onu O’ndan başka giderecek yoktur. O senin hakkında bir iyilik dilerse O’nun lütfunu engelleyebilecek de yoktur. Bunu kullarından dilediğine nasip eder. Bağışlayan ve esirgeyen O’dur.”

      Bu ayet, insanın kalbini Allah’tan başkasına bağlamaması gerektiğini öğretir. Para, makam, çevre ve insanlar birer vesile olabilir; ancak mutlak güven kaynağı değildir. Gerçek güç ve irade yalnızca Allah’a aittir. Nitekim Peygamber Efendimiz (s.a.s.) de şöyle buyurmuştur: “Bil ki bütün insanlar sana fayda vermek için toplansalar, ancak Allah’ın senin için yazdığı kadar fayda verebilirler. Sana zarar vermek için toplansalar da ancak Allah’ın senin hakkında yazdığı kadar zarar verebilirler.” Bu bilinç, insanı korkuların ve aşırı bağımlılıkların esaretinden kurtarır.

      Yunus 107. ayet, tevekkül kavramını da doğru bir zemine oturtur. Tevekkül, hiçbir şey yapmadan beklemek değildir. İnsan aklını ve imkânlarını kullanır, üzerine düşeni yerine getirir ve gayret gösterir. Ancak sonucu belirleyen kudretin Allah’a ait olduğunu bilir. Bu anlayış, kişiye hem çalışma azmi hem de iç huzur kazandırır.

      Sıkıntı ve musibet anlarında ayetin mesajı daha da anlam kazanır. İnsan, başına gelenlerin Allah’ın bilgisi ve hikmeti dışında olmadığını bildiğinde isyana kapılmaz; sabır, dua ve teslimiyetle ayakta kalmaya çalışır. Çünkü sıkıntıyı veren de, onu gidermeye kadir olan da Allah’tır.

      Bu ayet, nimet ve başarı anlarında da insanı şükre davet eder. Elde edilen güzellikleri yalnızca kendi çabasına bağlamak, insanı kibir ve nankörlüğe sürükler. Oysa her hayrın Allah’tan geldiğini bilmek, nimetin değerini artırır ve bereketini korur.

      Ayetin sonunda Allah’ın “çok bağışlayan ve çok merhamet eden” olarak tanıtılması, mümin için güçlü bir umut kaynağıdır. Hatalar ve eksikler ne kadar büyük olursa olsun, Allah’a yönelen kimse için rahmet ve bağışlanma kapısı daima açıktır. Bu gerçek, insanın ümitsizliğe düşmeden yoluna devam etmesini sağlar.

      Yunus suresinin 107’nci ayeti, hayatın gerçek sahibinin ve mutlak hâkimin Allah olduğunu hatırlatır. Kalbini Allah’a bağlayan insan; zorluklar karşısında sabreden, nimetler karşısında şükreden ve her durumda Rabbine güvenen bir kulluk bilincine ulaşır. İşte bu bilinç, dünya huzurunun ve ahiret umudunun en sağlam temelidir.

     (Yararlanılan Kaynaklar: TDV Kuran Yolu Tefsiri, Diyanet-Hadislerle İslam)

En son Haberler

Sen de Yorum Yapabilirsin

Teşekkürler.

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.