Diğer Haberler Son Dakika 

HAKİKATİN IŞIĞINDA HURAFELER

     Teknolojinin hızla geliştiği ve bilgiye ulaşmanın çok kolaylaştığı günümüzde bile hurafeler varlığını sürdürmektedir. Üstelik bazı yanlış inanışlar dinin bir gereğiymiş gibi kabul edilerek nesilden nesile aktarılmaktadır. Oysa İslam dini, inanç ve ibadet konusunda sadece Kuran-ı Kerim’i ve Hz. Peygamber’in (s.a.s.) sünnetini esas alır.

      Hurafe; dinî hiçbir delile dayanmayan, zamanla dinin bir parçasıymış gibi benimsenen yanlış inanç ve uygulamalardır. İnsanlar bunları çoğu zaman iyi niyetle sürdürür. Ancak iyi niyet, yanlış bir inancı doğru hâle getirmez.

      Kuran-ı Kerim bu konuda da bize bir ölçü vermektedir: “İşte bu benim dosdoğru yolumdur. Ona uyun. Başka yollara uymayın; sonra o yollar sizi Allah’ın yolundan ayırır” (Enâm 153). Rasûlüllah (s.a.s.) da şöyle buyurmuştur: “Kim dinimizde olmayan bir şeyi ortaya çıkarırsa, o reddedilmiştir” (Buhari, Müslim).

      Ne yazık ki tarih boyunca cehalet, eski kültürlerin etkisi ve uydurma rivayetler sebebiyle İslam toplumlarına da birçok hurafe girmiştir. Allah Teâlâ’nın sıfatlarını veya kudretini herhangi bir insana nispet etmek, bazı kimselerin kâinat üzerinde tasarruf sahibi olduğuna inanmak, ölülerden yardım beklemek ya da onları Allah ile kul arasında vazgeçilmez aracılar görmek vb. tevhid inancını zedeleyen yanlış düşüncelerdir. Mümin bilir ki mutlak güç, mutlak bilgi ve mutlak tasarruf sadece Allah’a aittir.

      Hurafelerin en yaygın örneklerinden biri de gaybı insanların bildiğine inanmaktır. Falcılar, kâhinler, medyumlar ve yıldız yorumlarıyla geleceği öğrenmeye çalışmak, Kuran’ın açık hükümlerine aykırıdır. Allah Teâlâ şöyle buyurur: “De ki: Göklerde ve yerde gaybı Allah’tan başka kimse bilemez” (Neml 65).

      Hz. Peygamber de bu konuda şu ağır uyarıda bulunmuştur: “Kim bir kâhine veya falcıya gider de onun söylediklerini tasdik ederse, Muhammed’e indirileni inkâr etmiş olur” (Tirmizi). Bu hadis, hurafelerin basit bir alışkanlık değil, insanın inancını zedeleyebilecek ciddi bir tehlike olduğunu göstermektedir.

      Toplumumuzda cenazenin 7, 40, 52. gecesinde mevlit okutmanın dinî bir zorunluluk olduğuna inanılabilmekte; ölüm yıldönümlerine özel dinî anlamlar yüklenebilmektedir.

Nazar boncuğunun koruyucu olduğuna inanılmakta, türbe ve yatırlardan medet umulabilmekte, çocuğun dindar olması için göbek bağının cami avlusuna bırakılması veya iki bayram arasında nikâh kıymanın uğursuz sayılması gibi uygulamalar dinle ilişkilendirilebilmektedir.

      Hurafelerin en büyük zararı, insanın kalbini Allah’a olan güven ve teslimiyetten uzaklaştırmasıdır. Nazar boncuğundan medet uman, türbelerden yardım bekleyen, falcının sözüyle hayatına yön veren kimse, farkında olmadan ümidini Allah’tan başkasına bağlamaya başlar.

      Hâlbuki Yüce Allah, Peygamber Efendimiz’e bile şöyle buyurmuştur: “De ki: Ben kendime bile Allah’ın dilediğinden başka ne bir fayda sağlayabilirim ne de bir zararı önleyebilirim” (Arâf 188). Hz. Peygamber’in bile Allah’ın izni olmadan fayda ve zarar verme gücüne sahip olmadığını bildiren bu ayet, yardımın ve sığınılacak tek makamın Allah olduğunu açıkça ortaya koymaktadır.

      Müslüman; hastalandığında tedavi olur, sıkıntıya düştüğünde dua eder, sebeplere sarılır ve sonucunu Allah’a bırakır. Çünkü gerçek tevekkül budur. Rabbimiz, “Eğer bilmiyorsanız bilenlere sorun” (Nahl 43) buyurarak dinimizi güvenilir kaynaklardan öğrenmemizi de emretmektedir.

      Dinimizi kulaktan dolma bilgilerle değil, Kuran-ı Kerim ve sahih sünnetten öğrenmeliyiz. Çünkü İslam, hurafeleri ortadan kaldırmak için gönderilmiştir. Hakikatin ölçüsü; insanların alışkanlıkları değil, Allah’ın vahyidir.

      Unutmayalım ki, kalbini Allah’a teslim eden insanın; falcılara, muskacılara, uğurlu sayılan eşyalara veya bâtıl inançlara ihtiyacı yoktur. Gerçek güven yalnız Allah’adır. Hakikate sarılan gönüller hurafelerden arınır. Hurafelerden arınan gönüller ise Rabbine daha sağlam bir iman, daha güçlü bir teslimiyet ve daha huzurlu bir kalple yönelir. Çünkü hakikatin ışığıyla aydınlanan bir kalpte hurafeye yer yoktur.

      Yararlanılan Kaynaklar: TDV İslâm Ansiklopedisi, TDV Kuran Yolu Tefsiri, 21. Yüzyıl Türkiyesi’nde Hurafeler (Diyanet Yayınları), Hadislerle İslâm-Diyanet)

En son Haberler

Sen de Yorum Yapabilirsin

Teşekkürler.

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.