Diğer Haberler Son Dakika 

KURAN, SADECE İBADETİ EMRETMEZ

      Allah Teâlâ’nın insanlığa gönderdiği son ilahî kitap olan Kuran-ı Kerim, insanı hem bu dünyada hem de ahirette mutluluğa ulaştırmak için indirilmiştir. Ne var ki birçok kimse Kuran denildiğinde aklına önce namaz, oruç, zekât ve hac gibi ibadetleri getirmektedir.    

      Bu ibadetler elbette dinimizin vazgeçilmez emirleridir. Ancak Kuran’ın mesajı bunlardan çok daha geniştir. O, insanın nereden geldiğini, niçin yaratıldığını, bu dünyada nasıl yaşaması gerektiğini ve ölümden sonra kendisini nelerin beklediğini öğreten ilahî bir hayat rehberidir.

      Kuran’ın en önemli konusu imandır. Çünkü sağlam bir hayat, ancak sağlam bir inanç üzerine kurulabilir. İnsan önce Rabbini tanımalı; O’nun varlığına ve birliğine, sonsuz kudretine, ilmine ve rahmetine gönülden inanmalıdır. Meleklere, ilahî kitaplara, peygamberlere, ahiret gününe ve kadere iman eden bir kalp, hayatın zorlukları karşısında sarsılmaz. Rabbine güvenmeyi, O’na teslim olmayı ve her işinde O’nun rızasını gözetmeyi öğrenir.

      Kuran, önce insanın kalbini inşa eder. Allah sevgisini, O’na güvenmeyi ve ahiret bilincini yerleştirir. Ardından doğruluğu, adaleti, merhameti, sabrı, emanete riayet etmeyi, kul hakkını gözetmeyi ve iyiliği yaymayı emreder. Çünkü Allah katında makbul olan, sadece ibadet eden değil; ibadetini güzel ahlakla tamamlayan insandır.

      Bu sebeple Kuran’da namaz, oruç, zekât ve hac gibi temel ibadetlere önemli bir yer verilmiştir. Ancak bu ibadetlerin hedefi, insanı Allah’a yaklaştırırken aynı zamanda güzel ahlaka ulaştırmaktır. Nitekim namaz insanı kötülükten alıkoymuyorsa, oruç merhameti artırmıyorsa, zekât cimriliği söküp atmıyorsa, ibadetin asıl gayesi tam anlamıyla gerçekleşmemiş demektir. Kuran’ın yetiştirmek istediği insan, secdede olduğu kadar hayatın içinde de Allah’ın rızasını gözeten insandır.

      İlahî kelam, sadece insanın Rabbiyle olan bağını güçlendirmekle kalmaz; aile hayatından ticarete, mirastan komşuluk hukukuna kadar insan ilişkilerini de düzenler. Adaleti ayakta tutmayı, emanete sahip çıkmayı, haksızlıktan uzak durmayı ve kul hakkını gözetmeyi emreder. Çünkü huzurlu toplumlar ancak hak, hukuk ve adalet üzerine kurulabilir.

      Kuran’ın üzerinde en çok durduğu konulardan biri de güzel ahlaktır. Doğruluk, merhamet, sabır, tevazu, affedicilik ve yardımlaşma teşvik edilir; yalan, gıybet, kibir, haset, haksızlık ve zulüm kesin olarak yasaklanır. Böylece insanın sadece Rabbiyle değil; anne babasıyla, ailesiyle, komşusuyla ve bütün insanlarla olan ilişkileri de güzelleştirilmek istenir.

      İnsan, çoğu zaman yaşadığı dünyanın içinde kaybolur. İşte Kuran, onu yeniden kendine getirir. Geçmiş peygamberlerin ve eski toplumların kıssalarını anlatarak her çağın insanına ibret sunar. Göklerin ve yerin yaratılışı, gece ile gündüzün ardı ardına gelişi, yağmurun yağması, bitkilerin yeşermesi ve insanın yaratılışı üzerinde düşünmeye davet eder. Bunları bir fen kitabı gibi bilgi vermek için değil; insanın Rabbini tanımasını, O’nun kudretini görmesini ve nimetlerine şükretmesini sağlamak için yapar.

      Peygamberlerin ve salih kulların duaları da bizlere örnek olarak sunulur. Böylece insan, sevinçte de hüzünde de, bollukta da darlıkta da kapısını çalacağı tek makamın Allah olduğunu öğrenir. Gerçek huzurun yalnız O’na güvenmekte ve O’na teslim olmakta bulunduğunu kavrar.

      Görüldüğü gibi Kuran; iman, ibadet, ahlak, aile hayatı, hukuk, sosyal düzen, kıssalar, dualar, öğütler, müjdeler ve uyarılarıyla insanı dünya ve ahiret saadetine ulaştıran ilahî bir hayat rehberidir. Onun mesajı yalnızca camide değil; evde, okulda, iş yerinde, çarşıda, kısacası hayatın her alanında yol gösterir. Gerçek kulluk da sadece belli vakitlerde yapılan ibadetlerden ibaret değildir. Asıl kulluk, hayatın her anını Allah’ın rızasına uygun yaşamaya gayret etmektir.

      Kuran’ı okumak büyük bir nimettir. Fakat onu anlamaya çalışmak, ayetleri üzerinde tefekkür etmek ve hayatımıza rehber edinmek daha büyük bir nimettir. Çünkü onun gerçek amacı sadece okunmak değil; anlaşılmak, yaşanmak ve yaşatmaktır.

      Yüce Rabbimiz bizleri, Kuran’ı doğru anlayan, hükümlerini hayatına taşıyan ve onun nuruyla yaşayan şuurlu müminlerden eylesin. Âmin.

      (Yararlanılan Kaynaklar: TDV Kuran Yolu Tefsiri, TDV İslam İlmihali, Hadislerle İslam)

En son Haberler

Sen de Yorum Yapabilirsin

Teşekkürler.

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.