Diğer Haberler Son Dakika 

ALLAH’IN KIYDIĞI NİKÂH

      Tarih boyunca bazı hadiseler vardır ki, ilk bakışta yalnızca bir aile meselesi gibi görünür; fakat perde aralandığında onların bir toplumun kaderini değiştiren ilahî hikmetler taşıdığı anlaşılır. Hz. Peygamber’in (s.a.s.) Hz. Zeynep bint Cahş ile evliliği de işte böyle bir hadisedir. Yüzyıllardır hakkında çeşitli yorumlar yapılmış, kimi zaman yanlış anlaşılmış bu evlilik, gerçekte kişisel bir tercihten çok daha öte, insanlığı kuşatan büyük bir sosyal dönüşümün ve ilahî hükmün tecellisidir.

      İslam’dan önce Arap toplumunda insanlar, ahlaklarına ve karakterlerine göre değil; soylarına, kabilelerine ve sosyal statülerine göre değerlendirilirdi. Hür ile köle arasında aşılması güç duvarlar vardı. Özellikle evlilik konusunda bu ayrım son derece katıydı. Oysa İslam, insanın değerini kanında, soyunda veya makamında değil; Allah’a olan bağlılığında ve takvasında gören yeni bir medeniyet inşa ediyordu. Bu büyük zihniyet değişiminin toplumun en hassas alanlarından biri olan evlilik kurumu üzerinden başlaması gerekiyordu.

      Bu sebeple Allah Rasûlü, halasının kızı ve Kureyş’in asil ailelerinden birine mensup olan Hz. Zeynep’i, daha önce köle iken azat edilmiş olan Hz. Zeyd b. Hârise ile evlendirmek istedi. Bu teklif, dönemin alışılmış anlayışını sarsan cesur bir adımdı. Hz. Zeynep ve ailesi başlangıçta bunu kabul etmekte zorlandılar. Çünkü asırlardır süregelen gelenekler, bir hür kadının eski bir köleyle evlenmesini uygun görmüyordu.

      Tam bu noktada ilahî irade devreye girdi. Ahzâb Suresi’nin 36. ayeti nazil oldu ve müminlere şu hakikati bildirdi: “Allah ve Rasûlü bir konuda hüküm verdiğinde, artık mümin bir erkek ve kadının tercih hakkı yoktur.” Bu ilahî uyarının ardından Hz. Zeynep ve ailesi teslimiyet gösterdiler. Böylece İslam’ın insanlar arasındaki sınıf ayrımlarını kaldıran adalet anlayışı, somut bir uygulamayla hayata geçmiş oldu.

      Fakat hayatın gerçekleri her zaman ideal hedeflerle örtüşmeyebilir. Hz. Zeynep’in güçlü ve sert mizacı ile Hz. Zeyd’in tabiatı zamanla birbirine uyum sağlayamadı. Evlilikte ciddi geçimsizlikler başladı. Hz. Zeyd, defalarca Allah Rasûlü’ne gelerek ayrılmak istediğini söyledi. Ancak Efendimiz, bu evliliğin toplumsal anlamını bildiği için her seferinde ona sabrı tavsiye etti ve “Eşini yanında tut, Allah’tan kork” buyurdu. Bütün gayretlere rağmen evlilik sürdürülemedi ve nihayet Hz. Zeyd eşini boşadı.

      Burada dikkat çekici olan husus, İslam’ın evlilik kurumunu kutsal ve koruyup gözetilmesi gereken bir ibadet olarak kabul etmekle birlikte; yürümesi imkânsız hale gelen, sevgi ve saygının tükendiği durumlarda boşanmayı da insani ve medeni bir çıkış yolu olarak meşru kılmasıdır. İlahi irade, toplumsal bir dönüşümü hedeflerken bile bireylerin mutsuz bir evliliğe mahkûm edilmesine müsaade etmemiş; fıtrata ve insan psikolojisine uygun bir esneklik tanımıştır.

      İşte burada İslam’ın kaldırmak istediği ikinci büyük cahiliye geleneği ortaya çıkıyordu. O dönemde evlatlıklar öz evlat gibi kabul edilir, onların boşadığı kadınlarla evlenmek kesinlikle yasak sayılırdı. Bu anlayış öylesine yerleşmişti ki, insanlar bunu tartışmasız bir hukuk kuralı olarak görüyorlardı. Oysa Allah katında evlatlık, öz evlat değildi. İnsanlar gerçek babalarının adıyla anılmalıydı ve evlatlığın boşadığı kadınla evlenmenin haram olduğu yönündeki inanış da gerçeği yansıtmıyordu.

      Bu köklü yanlışın ortadan kaldırılması için ağır sorumluluk yine Allah Rasûlü’ne verildi. Ahzâb Suresi’nin 37’nci ayetinde bildirildiği üzere, Hz. Zeyd evlilik bağını tamamen sonlandırdıktan sonra Yüce Allah, Hz. Zeynep’i Peygamber Efendimiz ile evlendirdi. Böylece müminlere, evlatlıkların öz evlat hükmünde olmadığı ve onların boşadıkları eşlerle evlenmenin dinen caiz olduğu fiilen gösterilmiş oldu.

      Bu büyük dönüşümün merkezinde yer alan Hz. Zeyd b. Hârise ise, bu hadisenin anlatıldığı Ahzâb Suresi’ndeki ayetle birlikte, Kuran-ı Kerim’de ismi açıkça zikredilen tek sahabe olma şerefine nail olmuştur. Cahiliye zihniyetinin köle olarak gördüğü ve aşağıladığı bir şahsiyetin adının ilahi kelamda ebedileşmesi, İslam’ın gerçekleştirdiği sınıfsal devrimin ve insan onuruna verdiği değerin en somut ve muazzam kanıtıdır.

      Bu nikâhın en dikkat çekici yönü, sıradan bir evlilik olmamasıdır. Bu evlilik doğrudan doğruya ilahî emirle gerçekleşmiştir. İşte bu sebeple Hz. Zeynep validemiz, kendisine verilen bu büyük şerefi ömrü boyunca minnet ve sevinçle anmış, diğer annelerimize hitaben: “Sizi aileleriniz evlendirdi, benim nikâhımı ise yedi kat göğün üstünde bizzat Allah kıydı” demiştir. Bu söz, bir övünmeden çok, Rabbinin kendisine verdiği ilahî lütfun şükrünü ifade eden bir hatıradır.

      Ayette geçen ve bazı kimselerin yanlış yorumladığı “Allah’ın ileride açıklayacağı şeyi içinde saklıyordun” ifadesi de iyi anlaşılmalıdır. Burada söz konusu olan, iddia edildiği gibi bir nefsani arzu değildir. Allah Rasûlü, bu evliliğin ilahî bir emir olarak gerçekleşeceğini biliyordu. Ancak toplumun göstereceği tepkiyi, münafıkların çıkaracağı fitneleri ve insanların yanlış değerlendirmelerini düşünerek vahyin açıkça gelmesini bekliyordu. Bu, bir peygamberin toplumunun huzurunu gözeten insani hassasiyetiydi.

      Hz. Ayşe validemiz, bu hadisenin ve inen ayetlerin Peygamber Efendimiz için ne denli hassas olduğunu şöyle belirtmiştir: “Eğer Rasûlüllah vahiyden bir şeyi gizleyecek olsaydı, kendisini uyardığı hissini veren bu ayeti (Ahzâb 37) gizlerdi.” Bu ifade, Peygamber Efendimizin vahyi eksiksiz tebliğ ettiğinin en güçlü şahitlerinden biridir.

      Sonuç olarak Hz. Zeynep’in evliliği; Hz. Peygamber’in ne kendi arzularıyla hareket ettiğinin, ne de toplumsal baskılara boyun eğdiğinin kanıtıdır. O, sadece ve sadece Allah’ın vahyine tabi olan bir elçidir. Bu evlilik, bir kadının onurlandırılması, bir kölenin toplumda en üst seviyeye taşınması ve batıl bir hukukun yıkılarak yerine ilahi adaletin ikame edilmesinin adıdır.

      (Yararlanılan Kaynaklar: TDV İslam Ansiklopedisi, TDV Kuran Yolu Tefsiri, Taberi Tefsiri)

En son Haberler

Sen de Yorum Yapabilirsin

Teşekkürler.

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.