Diğer Haberler Son Dakika 

BAYRAM, ŞÜKÜR VE DAYANIŞMA GÜNÜDÜR

     Bayram namazı, namazın vakti ve ilave tekbirler; Kuran, sünnet ve sahabe uygulaması ile sabit olan ibadetlerdir. Ramazan ve Kurban bayramı günleriyle geceleri; Allah’ın, Müslümanlara lütfettiği mübarek zamanlardandır.   

     Hadislerde, bu günlerin Allah tarafından bayram kılındığı ve bu gecelerde yapılan samimi duaların geri çevrilmeyeceği bildirilmiştir. Bu iki bayram, farz olan oruç ve hac ibadetlerinin tamamlanmasından sonra yaşanan sevinç ve şükür günleridir.

     Bu bayramlar, Peygamber Efendimiz (s.a.s.) döneminde şekillenmiş; Medine’ye hicret sonrası sahabenin uygulamalarıyla kutlanmaya başlanmıştır. Eski eğlence günlerinin yerine konan bu bayramlar; o günden bugüne ibadet, sevinç ve toplumsal kaynaşma günü olarak yaşanmaktadır.

     Ramazan Bayramı, bir ay boyunca süren orucun ardından müminlere verilen büyük bir hediyedir. Kuran’da temel dayanağı, Bakara Suresi 185’te geçen “sayınızı tamamlayın ve Allah’ı tekbir edin” ifadesidir. Bu ayet, orucun bitimiyle bayram günlerinde şükür ve Allah’ı yüceltme bilincini ortaya koyar.

     Ayrıca Kevser Suresi 2. ayetteki “Rabbin için namaz kıl ve kurban kes” buyruğu, bayram namazı ve ibadetlerinin Kuranî dayanağını gösterir. Maide Suresi 114. ayette geçen “ʿîd” kelimesi bayram anlamındadır. Taha Suresi 59. ayette geçen “yevmü’z-zîne” ifadesi; Hz. Musa ile Firavun arasındaki karşılaşmanın, bayram günü ve kuşluk vakti yapılacağını belirtilir.

     Bayram namazı, güneş doğup yükselmeye başladıktan sonra başlar ve öğle vaktine kadar devam eder. Namazın vakti ve cemaatle eda edilmesi Hz. Peygamber’in uygulamalarıyla sabittir. Bayram namazı cemaatle kılınması gereken bir ibadettir; bireysel olarak kılınamaz.

     Güneş doğduktan yaklaşık 40-50 dakika sonra (kuşluk vaktinde) iki rekât olarak cemaatle kılınır ve ardından hutbe okunur. Hutbede şükür, takva, birlik, yardımlaşma ve toplumsal sorumluluk konuları işlenir.

     Namazdaki ilave tekbirler sünnettir ve Kuran’daki “Allah’ı tekbir etmeniz” emrinin fiilî tezahürüdür. Tekbirler, Allah’ın büyüklüğünü ve nimetlerini fark ederek yüceltmenin sözlü ifadesidir. Bayram tekbirleri, bireysel hayranlık ve şükrün, cemaat hâlinde söylenmesiyle topluca yaşanan sevinç ve coşkudur.

     Bayram namazına gelemeyen kimse, mazereti sebebiyle cemaatle kılmasa da, iki rekât duha (kuşluk) namazı kılarak bayramın ibadet yönünü yerine getirebilir. Bu durumda hutbe söz konusu değildir. Kişi, nafile namaz kılar ve dua eder.

     Bayram günleri; sevinç ve şükürle geçirilen, toplumsal dayanışmanın güçlendiği özel günlerdir. Hz. Peygamber, bu günlerde oruç tutulmasını yasaklamış ve bayramı yeme, içme ve Allah’ı anma günleri olarak ifade etmiştir. Bayram vesilesiyle yapılan akraba, yaşlı, hasta ve kabir ziyaretleri; bireysel sevinci, toplumsal dayanışmayla pekiştirir.

     Ramazan ve cuma bayramımız; bedenimizde sağlık, evlerimizde huzur, soframızda bereket, gönlümüzde dayanışma olsun inşallah. Çifte bayramımız mübarek olsun!

     (Yararlanılan Kaynaklar: TDV Kuran Yolu Tefsiri, TDV İslam Ansiklopedisi, Din İşleri Yüksek Kurulu, Diyanet-Hadislerle İslam)

En son Haberler