Diğer Haberler Son Dakika 

DİNDE HÜKÜM KOYMA YETKİSİ ALLAH’A AİTTİR

     Hüküm koyucu anlamına gelen Şâri’, sadece Allah’tır. “Hüküm yalnızca Allah’a aittir” (Yusuf 40, Enam 57) ifadesi, İslam’ın temel inanç ilkelerindendir. Buna göre, hüküm koyma ve helal-haram belirleme yetkisi yalnızca Allah’a aittir.

     Şâri‘ kavramı, bazen Hz. Peygamber (s.a.s.) için de mecazi olarak kullanılır. Çünkü O, Allah’tan aldığı vahyi insanlara tebliğ etmiş, açıklamış ve uygulamalarıyla dinin yaşanış biçimini göstermiştir.

     Dinin tek sahibi Allah’tır ve dini her yönüyle O belirlemiştir. Peygamber, Allah’ın emirlerini yerine getiren bir memur gibidir. Memur, amirin emrini yerine getirir ve onun adına görev yapar. Hz. Peygamber de, Allah ne buyurmuşsa onu yapmıştır.

     Bu gerçek, Kuran’da şöyle bildiriliyor: “O, arzusuna göre konuşmaz; onun bildirdikleri, vahyedilenden başkası değildir” (Necm 3-4). Yine, Hz. Peygamber’in, “Ben ancak Allah’ın kitabında helâl kıldığı şeyleri helâl, haram kıldığı şeyleri de haram kılarım” hatırlatması; kendisinin, Allah’ın kontrolünde olduğunun bir göstergesidir.

     Dini bilginin kaynağı olarak sünnet denince, Kuran-ı Kerim’in dışında, ikinci bilgi kaynağı olarak Rasûlüllah’ın sözleri, fiilleri ve onaylarının bütünü anlaşılır. Dini bilgileri ya doğrudan Kuran’dan ya da Peygamberin, bir şekilde Allah’tan alıp bize bildirdiklerinden öğreniriz. Dolayısıyla her ikisinin de kaynağı Allah’tır. 

     Hz. Peygamber’in kendi isteğiyle yaptığı ibadetlere “sünnet” denir. O’nun cemaatle kıldırdığı namazlar farz, kendi başına kıldıkları sünnettir. Mesela, öğle vakti cemaat namazından önce kendi evinde namaz kıldığı gibi, cemaat namazından sonra da kılmıştır. Bundan dolayı öğlenin ilk sünneti, son sünneti denmektedir.

     Nahl suresinin 44’üncü ayetinde; Hz. Peygambere, ayetleri tebliğ ve açıklama görevi verildiği bildiriliyor. Buna göre sünnet, Allah’ın hükmünü açıklama ve uygulama biçimidir. Peygamberin hüküm koyması; bağımsız bir yetki kullanması değil, Allah’ın hükmünü açıklamasıdır. Mesela namazın kılınması, zekâtın verilmesi Kuran’ın emridir. Namazın nasıl kılınacağını, zekâtın nisap ve oranlarını da sünnet belirlemiştir.

     İslam hukukunda, Kuran ve sünnet dinin, asli kaynağı olarak kabul edilir. Ancak bu ikisi eşit yetkili iki kaynak değildir. Sünnet, Kuran’a tâbidir; yani hükmün kaynağı Allah, onun açıklayıcısı ve uygulayıcısı Peygamber’dir. Bu nedenle sünnet, Allah’ın hükmüne aykırı olamaz; onu açıklar ve uygulayarak yaşanır kılar.

     “Hüküm yalnız Allah’ındır” ilkesi, tevhidin yani Allah’ın birliğine inanmanın doğal bir sonucudur. Zira hüküm koyma yetkisini Allah’tan başkasına vermek, ilahlık sıfatını paylaşmak anlamına gelir ki, bu da şirktir. Mümin, hayatının her alanında O’nun hükümlerine teslim olur. Rabbimiz nasip ve müyesser eylesin inşallah!

       (Yararlanılan Kaynaklar: TDV İslam Ansiklopedisi, TDV Kuran Yolu Tefsiri, Prof. Dr. Faruk Beşer-Farzları Allah, Sünnetleri Peygamber mi Koydu? Doç. Dr. Ahmet Emin Seyhan-Hüküm Ancak Allah’ındır)

En son Haberler