HER ŞEY ALLAH’IN BİLGİSİ DAHİLİNDEDİR!
Hadid suresinin 22-23’üncü ayetlerinde şöyle buyuruluyor: “Yeryüzünde vuku bulan veya başınıza gelen hiçbir musibet yoktur ki, biz onu yaratmadan önce bir kitapta yazılı olmasın. Kuşkusuz bu Allah’a göre kolaydır. Kaybettiklerinize üzülmeyesiniz ve O’nun size verdikleriyle şımarmayasınız diye (böyle yapmıştır). Allah kendini beğenen, böbürlenen hiç kimseyi sevmez.”
İnsanın başarıda şımarmamasını, kayıpta yıkılmamasını sağlayan bir hayat felsefesi sunan bu ayetlerde; insanın başına gelen musibetlerin ve nimetlerin tesadüfi olmadığı, bunların Allah’ın ezelî ilminde kayıtlı olduğu hatırlatılıyor. Yani hayatımızdaki sıkıntı, kayıp veya kazançlar Allah’ın bilgisi dışında değildir.
Yüce Allah, bu tür olayların kendi ilmi ve takdiriyle gerçekleştiğini söyleyerek kalplere teselli vermektedir. İmtihan gereği, başa gelecekleri önlemek insanın elinde değildir. Karşılaşılan musibetse, sabrı; nimetse, şükrü gerektirir. İnsanın gösterdiği tavır, onun Allah katındaki değerini belirler.
Bir musibetle karşılaşıldığında üzülmek doğaldır; ayetin bize öğrettiği tavır, isyan yerine sabır göstermektir. Örneğin işini kaybeden veya zarara uğrayan birinin, bu olayda kendi hatasının olup olmadığının muhasebesini yaparak ondan ders çıkarması gerekir. Sonuçta, bunun Allah’ın bir takdiri olduğuna inanıp ümitsizlik ve isyan yerine sabır göstererek, kendisine yeni bir kapının açılabileceğini düşünür.
Bir hastalık karşısında “Günahlarıma kefaret olabilir” diyerek sabır göstermek veya trafikte yaşanan gecikmelerde bile hayır olabileceğini düşünmek; makam sahibi olunduğunda veya başarı elde edildiğinde böbürlenmek yerine, bunları Allah’ın lütfu olarak görmek ve şükretmek kişiyi manen olgunlaştırır.
Musibetlerin Allah’ın takdiriyle olması, insanın kendi iradesiyle yaptığı seçimlerdeki sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Kendi tercihi dışında gerçekleşen şeylerden (doğum yeri, anne-baba, fiziksel özellikler gibi) sorumlu değildir. Yani sorumluluk alanı, insanın irade ve tercihine bağlı davranışlardır.
Allah’ın sevgisini kazanmak isteyen; bir şeyi elde ettiğinde aşırı sevinip böbürlenmez, kaybettiği zaman da aşırı üzülmez. Çünkü bilir ki, her şey Allah’ın takdiriyle gelir ve gider. Dolayısıyla insan, hayatındaki iniş çıkışlarda aşırı tepkilerden uzak durur.
Bu ayetler bize; kader inancını, sabrı, şükrü, tevazuu ve dengeyi öğretir. Yani hayatta başımıza gelen her şeyin Allah’ın bilgisi dâhilinde olduğunu bilmek; bizi hem acılarda teselli bulmaya, hem de nimetlerde ölçülü olmaya yönlendirir.
Mümin kişi, Allah’tan gelecek zararı O’ndan başka kimsenin gideremeyeceğinin veya O’nun vereceği lütuflara kimsenin engel olamayacağının bilincindedir. (bk. Yunus 107). Kuran’ın emirlerine göre hayatını düzenler ve her şeyin Allah’ın takdirinde olduğuna inanır. Bütün bunlar, mümini teselli eder. Çükü insanlar, sıkıntıda sabır ile nimette de, şükür ile imtihan edilirler. Yüce Rabbimiz, bizleri de imtihanı kazananlardan eylesin inşallah!
(Yararlanılan Kaynaklar: TDV Kuran Yolu Tefsiri)
Hazırlayan: Bahtiyar Budak-Emekli Edebiyat Öğretmeni

