Son Dakika 

TARİKAT NEDİR?

     Tarikat kelimesi sözlükte “gidilecek yol, izlenecek yöntem” anlamına gelir. Terim olarak ise, Allah’a yaklaşmak için takip edilen manevi yol demektir.

     Hz. Peygamber’in (s.a.s.) sahabeye çeşitli zikirler öğretmesi, tarikat uygulamalarının temelini oluşturmuştur. Örneğin namazlardan sonra otuz üçer kez “sübhanellah, elhamdülillah, Allahü ekber” demek bu zikirlerin en iyi bilinenidir. Zaman içinde bu uygulamalar bir sistem hâline gelmiş ve tarikatlar ortaya çıkmıştır. Bu sebeple tarikatlar “Tarikat-ı Muhammediyye” (Muhammed’in yolu) olarak anılmıştır.

     Peygamberimizin yolu aslında dinin ta kendisidir. Çünkü o, Kuran’ı en doğru şekilde yaşayan kişidir. Veda Hutbesinde, Allah’ın kitabını ve peygamberinin sünnetini bize emanet bıraktığını bildirmiş ve bunlara bağlı kalmamızı istemiştir.

     Asr-ı saadette insanlar dinî konuları doğrudan Peygamberimize sorabildikleri için mezhep ve tarikat gibi kurumlar o dönemde yoktu. Zamanla insanların ahlakını güzelleştirmek, nefsi terbiye etmek ve onları manevi yönden olgunlaştırmak amacıyla tarikatlar oluşmuştur.

     Tarih boyunca tasavvuf büyük bir etkiye sahip olmuştur. Batı Türkistan’da, Anadolu’da ve Balkanlar’da İslamiyet’in yayılmasında; toplumların birlik ve beraberlik içinde huzurlu yaşamasında şeyhler, dervişler ve alperenlerin önemli katkıları vardır.

     Tarikatlar, dinî bilgiyi tecrübeli kişilerden öğrenme imkânı sunarak geçmişte faydalı olmuştur. Ancak günümüzde bu geleneğe bağlı olmayan, insanların duygularını istismar eden bozuk yapıların da ortaya çıktığı görülmektedir. Bu nedenle herkes kendi bağlı olduğu yapının doğru olduğunu iddia edebilir. Bu da karışıklığa yol açar.

     Tarikata girmek farz veya vacip değildir. Böyle bir zorunluluk olsaydı ayet veya hadisle açıkça bildirilirdi. Asıl olan, dini sağlam kaynaklardan öğrenmek ve doğruyu yanlıştan ayırabilmektir. Unutmamak gerekir ki, bir şeyin sahte örneklerinin bulunması, hakikisinin değersiz olduğu anlamına gelmez. “Hakiki tereyağı alın, hileli olandan sakının” demek, tereyağını kötülemek değildir.

     Enam suresinin 153’üncü ayetinde şöyle bir uyarı vardır: “Şüphesiz bu, benim dosdoğru yolumdur. Ona uyun; başka yollara sapmayın. Yoksa onlar sizi Allah’ın yolundan ayırır.”

     Ayetteki sırat-ı müstakim,  Allah’ın bildirdiği doğru yoldur. İslam âlimleri bu ayete dayanarak, tarikatların amacının insanı sırat-ı müstakime yönlendirmek olduğunu söylemişlerdir. Eğer bir tarikat insanı bu yoldan uzaklaştırıyorsa, bu sapmadır.

     Tarikat, doğru olduğu sürece insana manevi gelişim sağlayan bir eğitim yoludur. Ancak bu yol Kuran ve sünnetten koparsa, kişiyi hakikatten uzaklaştırabilir. Bu uzaklaştırma sonucunda; şeyhi aşırı yüceltmek, din hükümlerinin yerine tarikat kurallarını öne almak, Müslümanları “biz” ve “onlar” diye ayırmak gibi tehlikeler meydana gelir.

     Dini kaynağından öğrenip öğrendiğiyle amel eden, hak ve adaletten ayrılmayan, yaptığı ibadetlerden huzur duyan kullardan olabilmeyi Allah bizlere ve çocuklarımıza da nasip eylesin inşallah!

     (Yararlanılan Kaynaklar: TDV İslam Ansiklopedisi, TDV Kuran Yolu Tefsiri, Sorularla İslamiyet-Kuran’da Tarikat Var mıdır? Diyanet Dergisi-İslam’da Tasavvuf ve Tarikatlar)

En son Haberler

Sen de Yorum Yapabilirsin

Teşekkürler.

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.