Diğer Haberler Son Dakika 

BA’S (ÖLDÜKTEN SONRA DİRİLİŞ)

          Kuran-ı Kerim’de, sûra birinci üflemenin ardından (Allah’ın diledikleri müstesna) bütün canlıların yok olacağı, ikinci üfleme üzerine de ba‘s hadisesinin gerçekleşeceği ve ölmüş bütün yaratıkların yeniden canlanarak belli bir hedefe doğru koşuyormuş gibi Rablerinin huzuruna çıkacakları anlatılır. “(O gün) sûra üflenecek, ardından -Allah’ın diledikleri dışında- göklerde ve yerde bulunanların hepsi düşüp ölecek; sonra sûra yeniden üflenecek ve onlar birden ayağa kalkmış,… yazının devamı...
Diğer Haberler Son Dakika 

KIYAMETİN KOPUŞU

          Kuran-ı Kerim’de, kıyametin fiilen kopması, “sûra üflenmek” eylemiyle ifade edilmiştir. (bk. Zümer 68, Yasin 51). Genellikle “üflemeye yarayan, boynuza benzer boru” olarak tanımlanan sûrun mahiyeti hakkında sahih bilgi bulunmamaktadır. İlgili ayetlerden, üflenişin iki defa olacağı anlaşılmaktadır. Bunların birincisi, yer küresinin bağlı bulunduğu kozmik sistemin değiştirilmesini; ikincisi de bütün ölülerin diriltilip kabirlerinden hesap meydanına hareket etmesini sağlamak için olacaktır.             Sûra iki… yazının devamı...
Diğer Haberler Son Dakika 

KIYAMET HALLERİ

Kıyamet, yeryüzündeki her şeyin bir anda alt üst olarak yok olması; öncesinde yok olanların ve ölenlerin de yeniden dirilerek ayağa kalkacağı gündür. İsrafil’in sûra üflemesi ile gerçekleşecektir. İsrafil (a.s), Sûra ikinci kez üfleyince de, ruhlar cesetlerine girerek diriliş gerçekleşir. Ayet-i kerimede şöyle buyrulur: “(O gün) sûra üflenecek, ardından, Allah’ın diledikleri dışında, göklerde ve yerde bulunanların hepsi düşüp ölecek; sonra sûra… yazının devamı...
Diğer Haberler Son Dakika 

İSTİŞARENİN ÖNEMİ

İstişare, birinin veya bir heyetin fikrine müracaat etme, görüşünü alma, danışma anlamına gelmektedir. Kendisine danışılın kimseye “müşavir”, toplanıp istişare eden topluluğa da şûra denir. Meşveret, müşavere, istişare, teşavür gibi kelimeler de şûra ile aynı anlamda kullanılır. Kuran-ı Kerim’in kırk ikinci suresi Şûra adını taşıdığı gibi bu surenin 38’inci ayetinde şûra kelimesi geçmektedir. Hz. Peygamber’e iş hususunda müminlerle istişare etmesi emredilmiştir (bk. Ali… yazının devamı...
Diğer Haberler Son Dakika 

UHUD SAVAŞI OKÇULARI KİMLERDİR?

Hicretin ikinci yılında (624) Müslümanlarla Mekkeli müşrikler arasında cereyan eden Bedir savaşında ağır bir yenilgiye uğrayan müşrikler, intikam almak için hazırlık yapmaya başladılar. 625 yılında Uhud savaşı yapıldı. Bu savaşta Hz. Peygamber (s.a.s.), Ayneyn tepesine okçular yerleştirmişti. Okçulara, galip gelinse bile ikinci bir emre kadar kesinlikle yerlerinden ayrılmamalarını, düşman ordusunun arkadan saldırması halinde, ok atarak onları geri püskürtmelerini emretti.        … yazının devamı...
Diğer Haberler Son Dakika 

HACCIN SEMBOLLERİ

          İbadetler, Allah nasıl emretti ve elçisi nasıl gösterdi ise öyle yapılır. İnanan ve Allah’a bağlanan bir Müslüman için ibadet, bir yük değil, zevkle yerine getirmek istediği bir ihtiyaçtır. Mümin bu ihtiyacını, Allah ve Rasulü’nün sunduğu program dâhilinde yerine getirir.  Namaz konusunda, “Ben nasıl namaz kılıyorsam, siz de öyle kılın” buyuran Allah Rasûlü (s.a.s.), hac konusunda da, “Hac menasikini (haccın… yazının devamı...
Diğer Haberler Son Dakika 

KURAN, MÜMİNLER İÇİN ŞİFA VE RAHMETTİR

        “Biz Kuran’dan öyle bir şey indiriyoruz ki, o müminler için bir şifa, bir rahmettir; zalimlerin ise sadece ziyanını arttırır” (İsrâ 82). Ayet-i kerime, Kuran’ın getirdiklerini müminler için “şifa ve rahmet” olarak nitelemiştir. Müfessirler genellikle Kuran’ın şifa ve rahmet oluşunu, manevi anlamda açıklamışlardır. Buna göre, Kuran’da şifa vardır; yani o, iman, amel ve ahlâka ilişkin manevi hastalıkları iyileştirir. Müminleri bunlardan… yazının devamı...
Diğer Haberler Son Dakika 

İBADET KONULU FETVALAR

İbadetlerde nafile, Türkçede kullandığımız “boşuna, boş yere” anlamının tersine; “ziyade, ilâve, fazlalık, ekstra” gibi anlamlara gelir. Ayet-i kerimede, “İbrahim’e İshak’ı ve nafile (üstüne bir de armağan) olarak Yakup’u lütfettik; her birinin salih insan olmasını sağladık” (Enbiya 72) buyrulmaktadır. Hz. Peygamber’in hadislerinde farz ve vâcip niteliğinde olmayan ibadetlerin “nafile ve tatavvu” kelimeleriyle ifade edildiği görülür. Nafile ibadetler, farzları takviye eder ve… yazının devamı...
Diğer Haberler Son Dakika 

RÜYA

Rüya, “uyku sırasında zihinde beliren görüntüler” şeklinde tanımlanır. Ru’yet ile rüya arasındaki farkı ortaya koymak için birincisine, “uyanıkken göz ile görmek”; ikincisine ise “uykuda kalple görmek” şeklinde bir anlam verilmiştir. Rüya, bir şeyin gerçeği veya kendisi değil; o şeyin şekli, sureti, hayali veya misalidir. Türkçede iyi rüyalar için “düş”, kötü rüyalar için “kâbus” veya “karabasan” kavramları tercih edilmektedir. Kuran-ı Kerim’de… yazının devamı...
Diğer Haberler Son Dakika 

DİNİMİZİN İLME VERDİĞİ ÖNEM

        Allah’ın gönderdiği dinlerin ortak adı İslâm’dır. (bk. Bakara 132, Ali İmran 18, Maide 114, Yusuf 101) İslâm, ilim ve irfan dini olup öğrenmeye, öğretmeye, incelemeye ve araştırmaya büyük önem vermiştir. “Yaratan Rabbinin adıyla oku! O, insanı alaktan (asılıp tutunan zigottan) yaratmıştır. Oku! Kalemle (yazmayı) öğreten, (böylece) insana bilmediğini bildiren rabbin sonsuz kerem sahibidir” (Alak 1-5).         Bu ayetler, Hz.… yazının devamı...