Diğer Haberler Son Dakika 

KADINLARIN ŞAHİTLİĞİ

       Şahitlik, genel olarak “bir kimsenin hazır bulunup görmek veya duymak suretiyle bildiği bir şeyi haber vermesi” şeklinde tanımlanabilir. Hakkı ortaya çıkaran bir delil olan şahitlik sayesinde, hakların inkâr edilmesinin önüne de geçilmiş olur.        Kuran-ı Kerim’de, şahitlik konusunda pek çok ayet-i kerime vardır. Adaletin yerini bulması için şahitliğin önemine vurgu yapan ve kimseyi kayırmadan adaletle şahitlik etmeyi emreden ayetler… yazının devamı...
Diğer Haberler Son Dakika 

KADINLARIN MİRAS HAKKI

İnsanların, vefatlarından sonra geride bıraktığı mallarının ve mirasa konu olan her şeyin yasal mirasçılar tarafından ne şekilde paylaşılması gerektiğini gösteren olguya miras hukuku denir. İslam’ın miras hukuku, çok geniş kapsamlı olup paylaşımın nasıl olacağı Kuran ve hadislerde belirtilmiştir. Bu hukuk içerisinde en çok dikkat çeken kadına bir, erkeğe iki pay alma hakkının verilmesidir. İlk bakışta adaletsiz gibi görünen bu fark,… yazının devamı...
Diğer Haberler Son Dakika 

DUALARIMIZDA BULUŞALIM!

28 Haziran 2023 Çarşamba günü Kurban Bayramı’nın başlangıcı, dolayısıyla bir gün öncesi de arefe günüdür. Kurban Bayramı arefesinin çok özel bir anlamı vardır. Hac ibadetinin üç farzından biri olan Arafat vakfesi, arefe günü Arafat’ta yapılır.        Kurban bayramı arefesi günü, hac ihramıyla Arafat’ta bulunmak, her Müslüman’ın en büyük arzusudur. Çünkü bu kutsal yerde ve bu mübarek zaman diliminde yapılan dua ve… yazının devamı...
Diğer Haberler Son Dakika 

DİNİMİZİN KADIN VE ERKEĞE BAKIŞI

       Cenâb-ı Hakk’ın şu âlemdeki icraatı eşitlik üzerine değil, adalet esasına göre cereyan etmektedir. İnsanlar arasında mutlak eşitlik olsaydı; her şeyden önce anne, baba ve evlât kavramlarından söz edilebilir miydi? Çoğu zaman, eşitlik kavramıyla adalet kavramı karıştırılır. Eşitlik, iki şeyin her yönden denk olması demektir. Adalet ise, her hak sahibine hakkını vermek ve haksızları cezalandırmak şeklinde tarif edilir. Mesela insana… yazının devamı...
Diğer Haberler Son Dakika 

ALLAH’I ZİKRETMEK

Sözlükte, “anmak, hatırlamak” anlamına gelen zikir, dinî literatürde “Allah’ı anmak ve unutmamak suretiyle gafletten kurtuluş” anlamında kullanılır. Allah’ı anmak (zikir) hem kalple hem dille hem de eylemle olur. Kalple zikir, insanın her türlü tutum ve davranışında Allah’ı hatırlamasıyla; dille zikir, Allah’ın isimlerini ve sıfatlarını, tesbih ve dua cümlelerini dilde tekrar etmekle; eylemle zikir ise, Allah’ın iradesine uygun yaşamakla olur. Kuran’da, içten… yazının devamı...
Diğer Haberler Son Dakika 

DİKKATLİ OLMALIYIZ!

İslam, Allah’a teslim olmak, boyun eğmek ve itaat etmek manasına gelir. Kuran’a göre İslam, kişinin kendisini yalnız Allah’a teslim etmesi, O’na kul olması ve ibadet etmesi demektir. Tevhidin gereği de budur. Bu anlamıyla İslam, sadece Hz. Muhammed’in (s.a.s.) getirdiği dinden ibaret değil, bütün peygamberlerin getirdiği bir inanç sistemidir. Hak din, ilk insan ve ilk peygamber Hz. Âdem ile başlamış, Hz.… yazının devamı...
Diğer Haberler Son Dakika 

BİDAT VE HURAFELER

Bidat, asr-ı saadetten sonra ortaya çıkan, dini bir dayanağı olmayan inanç, ibadet, fikir ve davranışlar hakkında kullanılan bir terimdir. Biri geniş, diğeri dar kapsamlı olmak üzere iki şekilde tarif edilmiştir. Geniş kapsamlı tarife göre bidat, Hz. Peygamber’den (s.a.s.) sonra ortaya çıkan her şeydir. Dar kapsamlı tarife göre ise, Hz. Peygamber’den sonra ortaya çıkan ve dinle ilgili olup ilâve veya eksiltme… yazının devamı...
Diğer Haberler Son Dakika 

TEBBET SURESİ

Tebbet suresi, Kuran’daki sıralamada yüz on birinci, iniş sırasına göre altıncı suredir. Mekke döneminde Fatiha suresinden sonra inmiştir. Allah Teâlâ kendisine, yakınlarını uyarıp İslâm’a çağırmasını emredince (bk. Şuara 214) Hz. Peygamber (s.a.s.), Safa tepesine çıkmış; orada bulunan Kureyş kabilesi mensuplarını yanına çağırarak onlara İslâm’ı tebliğ etmişti. Ebu Leheb bu olaya kızarak, “Kuruyup yok olasıca! Bizi bunun için mi çağırdın?” diyerek uzaklaşmıştır. Bu olayın… yazının devamı...
Diğer Haberler Son Dakika 

YEMİN VE YEMİN KEFARETİ

       Yemin, bir kimsenin bir işi yapıp yapmayacağına dair sözünü veya bir konuda verdiği haberin doğruluğunu Allah’ın adını veya bir sıfatını anarak güçlendirmesini ifade eder. Kefaret ise, kişinin dinen yapılmaması gereken bazı işleri yapması sebebiyle Allah’tan bağışlanma dileğinde bulunmak amacıyla yerine getirdiği, hem ibadet hem de dinî ceza özelliği taşıyan bir onarma eylemini ifade eder.        Kişinin dinî hayatının yanı… yazının devamı...
Diğer Haberler Son Dakika 

MÜSLÜMAN TEVAZU SAHİBİDİR

Tevazu, “alçakgönüllü olmak” demektir. Böylelerine, “mütevazı insan” denir. Tevazu sahibi kişiler, başkalarını hor ve hakir görmezler, arkadaşları arasında büyüklük taslamazlar. Vakar ise, ağırbaşlı olmak demektir. Müslüman hem mütevazı, hem de vakarlı olmalıdır. Tevazuun karşıtı, kibirdir. “Büyüklük” anlamına gelen kibir, kişinin kendini üstün görmesi ve başkalarını aşağılayıcı davranışlarda bulunması demektir. İnsanın kendinde büyüklük görmesi, her şeyden önce Allah’a karşı büyük bir saygısızlıktır.… yazının devamı...