Diğer Haberler Son Dakika 

BUGÜN TERVİYE, YARIN AREFE GÜNÜDÜR!

       Bugün, zilhicce ayının sekizinci günü olan terviye günüdür; yani hacı adaylarının, ihramlarını giyerek Arafat’a doğru hareket ettikleri gündür. “Düşünmek, akıl yormak; sulamak, suya kandırmak” gibi anlamlara gelen terviye, haccın prensiplerinin ifasına başlanılan ilk gün olması bakımından önemlidir.         Eskiden Mina ve Arafat’ta su temininde güçlük çekilirdi. Mekkelilerin, hacılar için su depo ettikleri ve arefeden bir gün önce hem hacılara,… yazının devamı...
Diğer Haberler Son Dakika 

NAMAZLARDAKİ REKÂT SAYISI

       “Boyun eğmek, eğilmek” anlamındaki rükû mastarından türeyen rekât; terim olarak namazın kıyam, kıraat, rükû ve iki secdeden ibaret her bir bölümünü ifade eder. Dolayısıyla bir namazda kaç rükûa varsa, o kadar rekâta sahiptir. Hz. Peygamber’in (s.a.s.), imama rükûda yetişen kişinin o rekâta yetişmiş sayılacağına dair açıklaması da bu kanaati desteklemektedir. Bir rekâtı oluşturan unsurlar; kıyam, kıraat, rükû ve iki secdedir. Ayrıca ilk rekâtta… yazının devamı...
Diğer Haberler Son Dakika 

ALLAH’IN HER İŞİNDE HAYR VARDIR      

       Kuran-ı Kerim’de hayrın Allah’ın elinde olduğuna dair pek çok ayet-i kerime varken; bunun zıddı olan şerrin, Allah’ın kudretinde olduğuna dair hiçbir ayet yoktur.        “Sana gelen iyilik Allah’tandır. Başına gelen kötülük ise nefsindendir…” (Nisa 79) ayetinde; iyiliğin Allah’tan, kötülüğün ise insandan olduğu Rasûlüllah muhatap alınarak ifade edilmiştir. “Gerçek şu ki, Allah insanlara zerrece kötülük etmez; fakat insanlar kendilerine kötülük… yazının devamı...
Diğer Haberler Son Dakika 

LEVH-İ MAHFÛZ NEDİR?

       Burûc suresinin 21-22’inci ayetlerinde, “Şüphesiz o şanı yüce bir Kuran’dır; levh-i mahfuzdadır” buyurulmaktadır. Bu ifadelerde, inkârcıların; “O, sihirdir, beşer sözüdür, öncekilerin efsaneleridir” gibi asılsız iddialarla inkâr ettikleri Kuran’ın, levh-i mahfuzda korunmuş Allah kelâmı ve şanı yüce Kuran olduğu vurgulanmıştır.        Kuran’ın levh-i mahfuzda olduğunun belirtilmesi; onun hiçbir zaman tahrif edilmeyeceğini, her dönemde bütün keyfî ilavelerden, çıkarmalardan ve lafzi değişikliklerden korunacağını ifade eder.… yazının devamı...
Diğer Haberler Son Dakika 

SÜNNETULLAH (ALLAH’IN SÜNNETİ) NE DEMEKTİR?

       Sünnetullah; Allah’ın, tabiatı yaratıp devam ettirmek ve toplum hayatını düzenlemek üzere koyduğu değişmez kanunlardır.        Kuran-ı Kerim; insanın doğumunu, sütün elde edilmesini, ekini, yağmuru, rüzgârı vb. hep sebepler üzerinden açıklar. Bütün bunları “yaratma” fiili üzerinden Allah’a bağlar ve sorar: “Siz misiniz, yoksa biz miyiz yapan?” (bk. Vakıa 59-71).        Kuranî bir kavram olan takdir (yani kader) de sünnetullahtandır. “Şüphesiz biz… yazının devamı...
Diğer Haberler Son Dakika 

HESAP GÜNÜNÜN ŞAHİTLERİ

       Hesap günü;  bu dünyada yaptıkları iyilik ve kötülüklerden dolayı insanların, ahirette “Din gününün maliki” (Fatiha 3) olan Allah’ın huzurunda hesaba çekileceği günün adıdır. Hesap gününe iman etmek, dinimizin inanç esaslarındandır. Allah Teâlâ, insanları ve cinleri sadece kendisine kulluk etmeleri için (Zariyat 56; ölümü ve hayatı da kullarından hangilerinin daha güzel amel edeceklerini sınamak için yarattığını (Mülk 2) bildiriyor.       … yazının devamı...
Güncel Haberler Son Dakika 

VAKİT NAMAZLARIYLA KILINAN SÜNNETLER

       İbadetlerde nafile, Türkçede kullandığımız “boşuna, boş yere” anlamının tersine; “ziyade, ilâve, fazlalık, ekstra” gibi anlamlara gelir. Hz. Peygamber’in (s.a.s.) hadislerinde farz ve vacip niteliğinde olmayan ibadetlerin “nafile ve tatavvu” kelimeleriyle ifade edildiği görülür. Nafile ibadetler, farzları takviye eder ve kulun Allah’a yakınlaşmasına vesile olur.        Günlük vakit namazlarıyla birlikte kıldığımız ve “sünnet namaz” dediğimiz nafile namazlar vardır. Bunlar, müekked… yazının devamı...
Diğer Haberler Son Dakika 

NAMAZ İBADETİ, NEDEN ÖNEMLİDİR?

       Müslüman için ibadet bir yük değil, zevkle yerine getirmek istediği bir ihtiyaçtır. İbadetlerin hedefi, Allah’ın rızasını kazanmaktır. Kalbin katılmadığı ibadetler, şekilden ibaret kalır. Haram gıda ile beslenen bir beden, huşu ve huzur içinde namaz kılamaz, hakkıyla oruç tutamaz.         Kulun hesaba çekileceği ilk amelinin onun namazı olduğunu bildiren Allah Rasûlü (s.a.s.), şöyle devam ediyor: “Eğer namazı düzgün olursa, işi… yazının devamı...
Güncel Haberler Son Dakika 

NAMAZLARDA SESLİ VEYA SESSİZ OKUMA

       İbadetlerin, farz oluş gerekçelerinin ve yapılış şekillerinin akılla bilinmesi mümkün değildir. İbadetler, Allah’ın emri doğrultusunda, peygamberlerin uyguladığı şekilde yapılır. Namaz da böyledir. Hz. Peygamber (s.a.s.), “Benim namazı nasıl kıldığımı gördüyseniz, siz de öyle kılın” (Buhari) buyurmuştur. Bu sebeple gündüz kılınan farz namazlarda kıraatin gizli, gece kılınan farz namazlarda ise açıktan olması Hz. Peygamber’in sünnetine ve dini ondan öğrenip sonrakilere… yazının devamı...
Diğer Haberler Son Dakika 

RÜŞVET VE YOLSUZLUK

       Yaptırılmak istenen bir işte yasadışı kolaylık veya çabukluk sağlanması için bir kimseye mal veya para olarak sağlanan çıkara “rüşvet”; bir görevi, bir yetkiyi kötüye kullanmaya ve kurallara aykırı işler yapmaya da “yolsuzluk” denir. Rüşvet ve yolsuzlukla hem insanların hakları yenmiş olur, hem de toplumda saygı ve güven duygusu ortadan kalkar.        Tedavisi en zor ve en eski toplumsal hastalıklardan… yazının devamı...