Diğer Haberler Son Dakika 

HZ. YUSUF VE HZ. MUSA KISSALARINDAKİ MESAJLAR

       Kuran kıssalarının gerçek kahramanları, sadece olayların etrafında döndüğü şahıslar değildir. Şahısların nezdinde; insanın inanç, ahlak ve davranışlarına sıkı şekilde bağlı olan tarihi kanundur. Mesela Hz. Musa kıssasının kahramanları sadece Hz. Musa ve muhatapları değildir. Bunların şahsında kıyamete kadar sürecek olan tevhid ve şirkin mücadelesidir. Yine, Yusuf kıssasının kahramanları sadece Hz. Yusuf ile ev sahibesi değildir. Onların şahsında iffet ve… yazının devamı...
Diğer Haberler Son Dakika 

KURAN KISSALARINDA ÇELİŞKİ YOKTUR

       Kuran, 23 yıl gibi uzun bir sürede indiği halde, mesajları arasında tutarlılık vardır. Çünkü Kuran’ın mana ve hükümleri bütünlük arz eder. Yüce Allah, indirdiklerinde hiçbir çelişki olmadığını Kuran’da bildirmiş ve tüm muhataplarına meydan okumuştur. (Mesela bk. Nisa 82, Bakara 23).        Son peygamber Hz. Muhammed’e (s.a.s.) gönderilen mesajlar ile daha önceki peygamberlere gönderilen mesajlar arasında hiçbir çelişki bulunmamaktadır. Mesela… yazının devamı...
Diğer Haberler Son Dakika 

HZ. YUSUF VE HZ. MUSA (A.S.) KISSALARI

       Hz. Yusuf (a.s), Kuran’da adı geçen 25 peygamberden biri olup Hz. Yakup Peygamber’in oğludur. Kuran-ı Kerîm’de kendi adını taşıyan bir sure vardır. Tamamı 111 ayet olan bu surenin 98 ayeti Hz. Yusuf’tan bahseder. Bu ayetlerde anlatıldığına göre Hz. Yusuf’un hayat hikâyesi özetle şöyledir:        Hz. Yusuf’un on bir tane erkek kardeşi vardı. Babalarının Yusuf’u çok sevmesini ağabeyleri kıskanıyorlardı. Yusuf,… yazının devamı...
Diğer Haberler Son Dakika 

KURAN KISSALARI HİKMETLİ OLAYLARDIR

       Kıssa, Kuran-ı Kerîm’de tarihî kişilerle olaylara dair yer alan haberler ve bunlardan bahseden ilimdir. Kuran kıssaları, gerçek olaylardır ve doğruluğu kesindir. Bu kıssalar, tarihin derinliklerinden seçilerek ders almamız için, Allah tarafından açıklanan hikmetli olaylardır. Mahiyetleri itibariyle Kuran kıssaları üç gruba ayrılır:         1- Tarihî Kıssalar: Âdem ve iki oğlu, Nuh, Hûd, Salih, Lût, İbrahim, İsmail, İshak, Yakup, Yusuf, Şuayb, Musa, Davud,… yazının devamı...
Diğer Haberler Son Dakika 

MESCİD-İ DIRÂR (ZARARLI MESCİT)

            “Secde edilen yer” anlamına gelen mescit, Müslümanların Allah’a ibadet ettikleri mekândır. Kuran-ı Kerim’de Mescid-i Haram, Mescid-i Aksâ, Mescid-i Nebevî, Mescid-i Kubâ gibi mescitlerden söz edilmektedir.       Bunlardan biri de Mescid-i Dırâr’dır. “Zarar vermek” anlamındaki dırâr kelimesinden gelen bu ifade, Medine’de münafıkların Müslümanlara zarar vermek ve aralarına ayrılık sokmak amacıyla yaptıkları mescidi ifade eder.       Münafıklar, Mescid-i Nebi’ye uzak oturanların… yazının devamı...
Diğer Haberler Son Dakika 

KURAN-I KERİM’DE, ÖLDÜKTEN SONRA DİRİLME ÖRNEKLERİ

       1- Ölümlerinden Sonra Diriltilen Kuşlar: İbrahim Peygamber, yırtıcı hayvanların parçalayıp yedikleri bir hayvan leşi görmüş; bu manzarayı hayretle seyrettikten sonra, “Ya Rabbi! Senin, şu ölü hayvanın parçalarını, şu yırtıcı hayvanların ve kuşların midelerinden çıkarıp bir araya getirebileceğine ve diriltebileceğine inanıyorum. Yalnız ölüleri nasıl dirilttiğini bana göstermeni istiyorum” demişti. Hz. İbrahim, ölülerin diriltilmesi konusunda asla şüphe etmemiş; sadece nasıl dirilttiğini… yazının devamı...
Diğer Haberler Son Dakika 

SALÂT-Ü SELÂMIN ANLAM VE ÖNEMİ

       Sözlükte “dua, tazim, rahmet” gibi anlamlara gelen salât ile (çoğulu salavat) “esenlik” manasındaki selâm kelimelerinden oluşan salât-ü selâm; Hz. Peygamber’in (s.a.s.) manevi şahsiyetini selâmlama anlamında bir tabirdir.  O, bir beşerdir; ancak herhangi bir beşer değildir. Zira O’na iman etmeyen Allah’a iman etmiş olmaz. O’na saygı göstermek imanın gereğidir.        Ahzâb suresinin 56’ıncı ayetinde; Allah ve meleklerin peygambere salât ettiği belirtildikten sonra; iman edenlerin de salât… yazının devamı...
Diğer Haberler Son Dakika 

HUDEYBİYE’DE NELER OLDU?

       Hicretin 6’ncı yılında Hz. Peygamber (s.a.s.); gördüğü bir rüya üzerine, 628 yılında kalabalık bir grupla umre yapmak amacıyla Mekke’ye doğru yola çıktı. Müslümanlar savaşmak için değil, Kâbe’yi ziyaret etmek için gelmişlerdi.       Ancak müşrikler onların Mekke’ye girmesine izin vermediler. Bunun üzerine Müslümanlar, Mekke’ye yaklaşık 17 kilometre uzaklıktaki Hudeybiye’de konakladılar.       Kureyş adına Süheyl b. Amr geldi ve görüşmeler başladı.… yazının devamı...
Diğer Haberler Son Dakika 

SEHİV SECDESİ NEDİR VE NASIL YAPILIR?

       Namazlardaki belirli eksiklik, fazlalık veya yanlışlıkları telâfi etmek amacıyla yapılan iki secdeye sehiv (yanılma) secdesi denir. Hz. Peygamber (s.a.s.), beşer olmanın tabii bir sonucu olarak namaz esnasında meydana gelen bazı eksiklik ve yanlışlıkların sehiv secdesi yapılarak telâfi edilebileceğini bildirmiştir.        Unutularak bir rüknün geciktirilmesi, tekrarlanması, öne alınması veya bir vacibin terk edilmesi hâlinde noksanlığın giderilmesi için sehiv secdesi yapılması… yazının devamı...
Diğer Haberler Son Dakika 

CİLDE YAPILAN DÖVMELER

       “İnsan cildinde boya maddesiyle yapılan kalıcı şekil” diye tarif edilen dövmenin ilk örneklerine milâttan önce Mısır mumyalarında rastlanmaktadır. Dövme ilâhî dinlerin tamamında yasaklanmıştır. Hz. Peygamber (s.a.s) döneminde, Cahiliye çağının bir uzantısı olarak özellikle kadınlar arasında yaygın bulunuyordu. En güzel şekilde yaratılan insanın tabii görüntüsünde değişiklikler yapılmasını hoş karşılamayan Hz. Peygamber, bu türden çeşitli uygulamalar yanında dövmeyi de yasakladı; dövme… yazının devamı...