Diğer Haberler Son Dakika 

BİZİ ALDATAN BİZDEN DEĞİLDİR!

       Aldatmak; insanı yanıltmak, gerçeği gizlemek, hile yapmak, kandırmak ve güveni kötüye kullanmaktır. İslam, hangi alanda olursa olsun aldatmayı ve hileyi yasaklamıştır. Çünkü aldatma, yalnızca ahlaki bir kusur değil, aynı zamanda kul hakkına girmektir.       Satıcının malındaki kusuru gizlemesi, ölçü ve tartıda hile yapması, gerçek bir alıcı olmadığı hâlde malın fiyatını yükseltmek için müşteri gibi davranılması aldatmanın örneklerindendir. Günümüzde de… yazının devamı...
Diğer Haberler Son Dakika 

DİNİMİZİN MÜZİĞE BAKIŞI NASILDIR?

       “İslâm’ın müziğe bakışı nasıldır?” sorusuna, DİB Din İşleri Yüksek Kurulu şöyle cevap vermiştir: “İslam dini, müzik konusunda ayrıntılı ve özel hüküm koymak yerine genel ilke ve amaçları belirlemekle yetinmiştir. Buna göre İslam’ın ilke ve esaslarına aykırı, günaha sevk eden, haramı teşvik eden müzikleri yapmak ve dinlemek günahtır. Dinimizin temel inançlarına, amel ve ahlak ilkelerine aykırı olmayan, haramların işlenmesine sebep… yazının devamı...
Diğer Haberler Son Dakika 

HZ. İBRAHİM’İN TEVHİD MÜCADELESİ

Tevhid; Allah’ın varlığına, tekliğine, tüm yetkin niteliklerin kendisinde toplandığına, eşi ve benzeri bulunmadığına inanmaktır. Bu inancı açıklayan “Lâ İlâhe İllallah” cümlesine “kelime-i tevhid”, bu tevhide inanan kişiye de “mümin” denir.        Bütün peygamberlerin misyonları içinde tevhidin önemli bir yeri vardır. Tevhid akidesini tesis etme mücadelesi, özellikle İbrahim Peygamber’in adıyla özdeşleşmiştir. Hz. İbrahim, tam bir şirk medeniyetinin ortasında doğmuş; içinde bulunduğu toplum… yazının devamı...
Diğer Haberler Son Dakika 

ZUHR-İ ÂHİR (SON ÖĞLE) NAMAZI

       Cuma namazından sonra zuhr-i ahir namazı kılınıp kılınmaması konusundaki sorular üzerine, Din İşleri Yüksek Kurulu’nca bazı fetvalar verilmiştir.        1- Kurulun, 26.03.2002 tarihinde yayınlanan müzakere metninde şöyle deniyor: “Son öğle namazı” anlamına gelen zuhr-i âhir namazı; bir kısım İslâm bilginleri tarafından, cuma namazının sahih olmaması ihtimaline binaen, ihtiyaten kılınması öngörülen o günkü öğle namazıdır. Sıhhat şartlarındaki ihtilaf sebebiyle cuma… yazının devamı...
Diğer Haberler Son Dakika 

CUMA NAMAZI İHMALE GELMEZ!

Kelime olarak “toplamak, toplanmak” anlamına gelen cuma; aynı zamanda Müslümanlar için büyük önem arz eden, haftanın günlerinden birinin adıdır. Bilhassa toplantı günü olmasından dolayı adını alan cuma, aynı zamanda Kuran’daki 62’inci surenin de adıdır.        Cuma gününün Müslümanlar için önemli olması, İslâm dininde, haftalık ibadet günü olarak seçilmesi ve hadislerde bu günün bayram olduğunun belirtilmesindendir. Nitekim Hz. Peygamber (s.a.s.), bu… yazının devamı...
Diğer Haberler 

İNSAN, YERYÜZÜNÜN HALİFESİDİR

       Bakara suresinin 30-34’üncü ayetlerinde; Âdem’in yaratılması ve meleklerle yaşanan diyalog, birtakım bilgilerle donatılan Âdem’e secde edilmesi emrini meleklerin hemen yerine getirdiği halde, İblis’in kibirlenerek emre itaatsizlik ettiği ve kâfirlerden olduğu anlatılmaktadır.        “Hani rabbin meleklere, “Ben yeryüzünde bir halife yaratacağım” demişti. Onlar, “Biz seni övgü ile tesbih ederken ve senin kutsallığını dile getirip dururken orada fesat çıkaracak ve kan… yazının devamı...
Diğer Haberler Son Dakika 

EMANETE İHANET ETMEMEK

Emanet, korunmak ve saklanmak amacıyla birine ya da bir yere bırakılan şeylerdir. Her insan, zaman zaman başkalarına eşyasını ve malını emanet etmek durumunda kalabilir. Emanetler, ancak güvenilir kişi ya da kurumlara bırakılır.        Müminûn suresinin 8’inci ayetinde Yüce Rabbimiz emanete riayet etmeyi müminlerin temel özellikleri arasında zikretmektedir. Birine korunması için bırakılan mal emanet olduğu gibi; Allah’ın müminden yerine getirmesini istediği… yazının devamı...
Diğer Haberler Son Dakika 

SEFERİLİK HÜKÜMLERİ

İslâmî bir terim olarak yolculuk, belirli bir mesafeye gitmek olup orta yollu yaya yürüyüşü veya kafile içindeki deve yürüyüşüyle üç günlük; yani on sekiz saatlik bir mesafeden ibarettir. Denizlerde ise yelkenli gemi ile üç gün sürecek bir yolculuğu ifade eder. Yolun gidiş-dönüş mesafesine bakılmaz, sadece gidiş mesafesi esas alınır. Günlük yolculuk süresi altı saat olarak belirlenmiştir. Saatte beş km. yol… yazının devamı...
Diğer Haberler Son Dakika 

5- MERHAMETİN TECELLİSİ, YARATILIŞ GAYESİDİR

İnsanın yaratılış gayesinden biri de, Allah’ın rahmetinin tecellisidir. Kuran’da bildirildiğine göre (Hud 119), insanlar, Allah’ın rahmetinin sonucu olarak yaratılmıştır. Rahmet, Allah’ın kullarına acıması, onlara sevgi, şefkat ve merhametle muamele etmesi, bol bol ihsanda bulunmasıdır. Kuran öncelikli olarak Allah’ın rahmetinden, O’nun Rahman ve Rahim oluşundan söz eder. Rahmet özelliği, O’nun âlemlerin Rabbi ve her şeyin yaratıcısı oluşunun bir gereğidir.        Merhamet,… yazının devamı...
Diğer Haberler Son Dakika 

4- ŞÜKRETMEK, YARATILIŞ GAYESİDİR

       Şükür, Allah’tan veya insanlardan gelen nimet ve iyilikten dolayı minnettarlığını ifade etmektir. Türkçede Allah’a karşı minnettarlık için “şükür”, insanlara karşı minnettarlık için “teşekkür” kelimeleri kullanılır. Şükrün karşıtı, küfürdür; yani nimeti inkâr etmektir, nankörlüktür.        Kuran-ı Kerîm’de şükür kelimesi ve türevleri yetmiş beş yerde geçmektedir. Bunların çoğunda Allah’ın nimetleri ve ihsanlarından söz edilmekte, dolayısıyla insanların Allah’a şükretmesi gerektiği bildirilmekte ve şükredenlere verilecek mükâfatlar… yazının devamı...