KURAN’I TERTÎL İLE OKUMAK
Kuran-ı Kerim, insanın yolunu aydınlatmak, gönlüne huzur vermek ve hayatına yön göstermek için gönderilen ilahî kelamdır. Her ayeti insanı düşünmeye, kendisini tanımaya ve Rabbini hatırlamaya davet eder. Bu nedenle Kuran okunurken acele edilmemeli, ayetlerin anlamı üzerinde düşünülmeli ve Allah’ın kelamı gönülden dinlenmelidir.
Yüce Allah, “Kuran’ı tertîl üzere oku” (Müzzemmil 4) buyurmaktadır. Tertîl; Kuran’ı ağır ağır, tane tane, açık ve düzgün okumaktır. Harfleri doğru telaffuz etmek ve tecvit kurallarına riayet etmek bu okuyuşun önemli unsurlarındandır. Bununla birlikte tertîl yalnızca güzel bir okuyuş değildir. Okunan ayetleri anlamaya çalışmak, üzerinde düşünmek ve onların mesajını hayatla buluşturmak da Kuran ile kurulan bağın önemli bir parçasıdır.
Kuran’ı bir an önce bitirmeye çalışmak yerine, az olsa bile üzerinde düşünerek okumak daha güzeldir. Bazen tek bir ayet insanın bütün dikkatini kendisine çekebilir. Bir ayet teselli eder, bir diğeri uyarır, başka bir ayet umut verir. Yıllardır bilinen bir ayet bile farklı bir zamanda ve farklı bir hâl içinde gönülde yeni bir anlam kazanabilir.
Rasûlüllah’ın (s.a.s.) gece namazındaki Kuran okuyuşu da bu konuda güzel bir örnektir. Rivayet edildiğine göre Peygamberimiz, gece namazında bir rahmet ayetine geldiğinde Allah’tan rahmet diler, azap bildiren bir ayete geldiğinde Allah’a sığınır, tesbih ifade eden bir ayete geldiğinde ise Allah’ı tesbih ederdi. (bk. Ebû Davud). Bu, Kuran’ın sadece dil ile okunmadığını; ayetlerin anlamının gönülde karşılık bulduğunu gösteren güzel bir örnektir.
Namazda Kuran’ı tertîl üzere okumak da bu güzelliği daha da derinleştirir. Ayetleri tane tane okuyup anlamlarını düşünerek ardından huşu ile rükûa ve secdeye varmak, kulun Rabbine teslimiyetini en güzel şekilde ortaya koyar. Kıyamda Allah’ın kelamı okunur, rükûda O’nun büyüklüğü karşısında eğilinir, secdede ise kul Rabbine en yakın hâllerden birini yaşar. Böyle bir namazda Kuran yalnızca dilde kalmaz; gönle işler ve insanı Allah’ın huzurunda teslimiyete yöneltir.
Özellikle gecenin sessizliğinde kalkıp namaz kılmak ve Kuran okumak ayrı bir huzurdur. Günün telaşından uzaklaşılan o vakitlerde insan, Rabbiyle baş başa kalmanın derinliğini hisseder. Sessizliğin içinde okunan ayetler gönülde farklı bir yankı bulur. Bazen bir ayet karşısında gözlerden yaş gelir; bazen de insan, uzun zamandır ihmal ettiği bir gerçeği yeniden fark eder.
Sabah namazında Kuran’la buluşmanın da kendine has bir güzelliği vardır. Gün henüz başlamamışken Allah’ın kelamıyla güne başlamak, gönle huzur ve güven verir. Okunan ayetler, günün telaşı içinde unutulmaması gereken hakikatleri hatırlatır.
Kuran okunurken dilin yanında aklın ve kalbin de devrede olması gerekir. Dil ayetleri okurken akıl anlamı üzerinde düşünmeli, kalp ise Allah’ın kelamına yönelmelidir. Böyle bir okuyuş, insanın iç dünyasında sessiz fakat derin bir değişim meydana getirir. Kalp yumuşar, insan kendisini sorgular ve Rabbine karşı sorumluluklarını yeniden hatırlar.
Kuran yalnızca okunmak için değil; anlaşılmak, üzerinde düşünülmek ve yaşanmak için gönderilmiştir. Bir ayet insanı günahından uzaklaştırıyor, başka bir ayet sabra ve şükre yöneltiyor, bir diğeri Allah’a olan güvenini güçlendiriyorsa Kuran hayatımıza dokunuyor demektir. Çünkü Kuran ile kurulan gerçek bağ, okunan ayetlerin davranışlara ve tercihlere yansımasıyla güçlenir.
Rasûlüllah şöyle buyurmuştur:” “Kuran’ı okuyunuz. Çünkü Kuran, kıyamet gününde kendisini okuyanlara şefaatçi olarak gelecektir” (Müslim). Bu müjde, Kuran ile kurulan bağın yalnızca dünya hayatıyla sınırlı olmadığını göstermektedir. Kuran’ı okuyup onun mesajını hayatına taşıyan kimse, dünya yolculuğunda olduğu gibi ahiret yolculuğunda da onun rahmetinden ve rehberliğinden faydalanmayı umar.
Ne mutlu Kuran’ı tertîl ile okuyup onun mesajını gönlünde taşıyanlara! Ne mutlu gecenin sessizliğinde, sabahın huzurunda veya namazın derin huşusunda Rabbimizin kelamıyla baş başa kalabilenlere! Kuran ile geçirilen her an, insanın ebedî hayat yolculuğunda kendisine rehberlik eden ve gönlüne huzur veren değerli bir kazanımdır.
Allah’ım! Kuran’ı gönüllerimizin nuru, hayatımızın rehberi ve ebedî yolculuğumuzun azığı eyle! Onu güzel okumayı, doğru anlamayı, üzerinde düşünmeyi ve gereğiyle yaşamayı bizlere nasip eyle! Âmin…
(Yararlanılan Kaynaklar: TDV Kuran Yolu Tefsiri- Diyanet-Hadislerle İslam)

