CEMAATLE NAMAZDA İMAMA UYMANIN ESASLARI
Camiler, Müslümanların Allah’a ibadet ettikleri mübarek mekânlardır. “Allah’ın evi” olarak anılan bu yerler, yeryüzünün en şerefli mekânları kabul edilir. Camiye ibadet için giden mümin, Allah’ın misafiri sayılır ve bu ziyaret büyük bir sevap vesilesidir.
Cemaatle namazın temel kuralı imama uymaktır. Cemaat, imamdan önce hareket etmez ve namaz boyunca onu takip eder. Ancak bu bağlılık, her durumda imamın yaptığı her şeyi aynen tekrar etmek anlamına gelmez. İmamın terk ettiği bazı sünnetler veya yanılarak yaptığı fazlalıklar karşısında cemaatin nasıl davranacağı belirlenmiştir.
İmam bazı sünnetleri yapmasa bile cemaat bunları kendi başına yerine getirir. Örneğin imam namaza başlarken ellerini kaldırmazsa, rükû ve secdeye giderken tekbir almazsa, rükûdan kalkarken “Semiallâhü limen hamideh” demezse, Tahiyyat’ı okumazsa, selamı terk ederse veya teşrik tekbirlerini getirmezse; cemaat bu hususlarda imama uymaz ve eksik kalan kısımları kendisi tamamlar. Çünkü bunlar, imam yapmasa da cemaat için düşmeyen sünnet veya vaciplerdir.
Bazı uygulamalar vardır ki, imamla birlikte yapılır. İmam terk ederse, cemaat de terk eder. Kunut duası, bayram tekbirleri, birinci oturuş, tilavet secdesi ve sehiv secdesi bu kapsamdadır. Bu konularda cemaat, imamdan ayrı hareket etmez.
İmamın yanılarak fazladan bir şey yapması durumunda da cemaat dikkatli davranır. İmam fazladan secde yaparsa, bayram namazında fazla tekbir alırsa, cenaze namazında dörtten fazla tekbir getirirse ya da dört rekâtlı bir namazda beşinci rekâta kalkarsa, cemaat bu fazlalıklarda imama uymaz.
Özellikle beşinci rekâta kalkma durumunda, imamın dördüncü rekâtta oturup oturmadığına bakılır. Eğer imam dördüncü rekâtta oturmuşsa cemaat oturarak bekler; imam geri dönüp selam verirse birlikte selam verirler. Fakat imam beşinci rekâtın secdesine giderse cemaat kendi başına selam vererek namazdan çıkar.
Eğer imam dördüncü rekâtta hiç oturmamışsa cemaat yine bekler ve “Sübhânellâh” diyerek imamı uyarır. İmam geri dönüp oturursa, birlikte selam verir ve sehiv secdesi yaparlar. Ancak imam beşinci rekâtı secdeyle tamamlarsa hem imamın hem de cemaatin namazı bozulur.
Son oturuşla ilgili bazı özel durumlar da vardır. İmam, “Ettehiyyâtü” tamamlanmadan selam verirse cemaat önce “Ettehiyyâtü’yü bitirir, sonra selam verir. Eğer “Ettehiyyâtü” bitmiş fakat salavat ve dualar henüz tamamlanmamışsa, imam selam verdiğinde beklenmez; hemen imama uyularak selam verilir.
Vitir namazında imam kunut duasını unutup rükûa giderse, cemaat onu geri döndürmez; imamla birlikte rükûa varır. İmamı zorlayarak geri döndürmeye çalışmak namazın bozulmasına sebep olabilir.
Camiye geç gelen kimse farz başlamışsa sünnete durmaz, doğrudan imama uyar. Ancak sabah namazında sünneti kıldığı takdirde farzın ikinci rekâtında cemaate yetişeceğini anlarsa önce sünneti kılar. Dört rekâtlı sünnete başlanmışken farz için cemaat kurulursa, henüz üçüncü rekâta geçilmemişse iki rekât tamamlanarak imama uyulur. Üçüncü rekâta kalkılmışsa sünneti tamamladıktan sonra cemaate katılır.
(Yararlanılan Kaynaklar: Diyanet İşleri Başkanlığı-İslam İlmihali, Diyanet Haber-Namazın Cemaatle Kılınması ile İlgili Bilinmesi Gerekenler

