Diğer Haberler Son Dakika 

Kumar Ve Şans Oyunları

     Dinimizin şiddetle yasakladığı haramlardan biri de kumardır. Kumar, birisinin kazanıp diğerinin kaybetmesi esasına dayalı haksız bir kazançtır. Sevgi ve kardeşlik duygularını yok eden; kin, nefret, düşmanlık ve intikam duygularını körükleyen zararlı alışkanlıktır. Kişinin akıl ve ruh sağlığını bozan, aile huzurunu yok eden bir hastalıktır.

     Maide suresinin 90’ıncı ayetinde; “Ey iman edenler! İçki, kumar, dikili taşlar ve fal okları ancak şeytan işi birer pisliktir. Bunlardan kaçının ki kurtuluşa eresiniz” buyurulur. Bir sonraki ayette, kumarın haram kılınma sebeplerinden biri şöyle açıklanıyor: “Şeytan, içki ve kumarla  aranıza düşmanlık ve kin sokmak, sizi Allah’ı anmaktan ve namazdan alıkoymak ister. Artık vazgeçtiniz değil mi?”

     İsmi ne olursa olsun, gerçek hayatta ya da dijital mecralarda oynansın; yasal olsun veya olmasın, kumarın her çeşidi haramdır. Dinimize göre, masa başında veya sanal ortamlarda oynanarak haksız kazanç elde edilen oyunların tamamı kumardır ve haramdır. At yarışlarında oynanan ganyan, piyango, kazı kazan ve şans topu gibi oyunlar, bütün bahis oyunları, toto, loto, iddia gibi oyunların hepsi kumardır, haramdır.

     Bu tür oyunların hâsılatından bazı kuruluş ve hayır kurumlarının yararlanması, onları meşru hale getirmez ve haramlık hükmünü değiştirmez. İslam dinine göre asıl olan, rızkımızı helal yollardan kazanmaktır. Bu sebeple, faiz, kumar ve benzeri haram yollardan elde edilen parayla sevap beklenerek hayır hasenat yapılamaz. Cami ve mescit inşa edilemez; hac, zekât ve kurban gibi mali ibadetler yerine getirilemez.

     Müslümanların, bu tür meşru olmayan kazanç yollarından uzak durması gerekir. Bu yollardan birisiyle kazanç elde edilmiş olması halinde; bir an önce tövbe edilmeli ve elde edilen kazanç, sevap beklenmeksizin yoksullara verilmelidir.

     İslam’da; kumar oynama aracı olan zar, okey ve kâğıt oyunu gibi her oyun, parayla olmasa bile hoş karşılanmamış, böylece kumara giden bütün yollar kapatılmıştır. Allah, kumarı yasaklarken, o zamanın kumar aleti olan fal oklarını da zikreder ve bunların şeytan işinden birer pislik olduğunu belirtir. Buna göre kumarın kendisi de, kumar aleti de “pislik” olarak nitelendirilmiştir.

     Kumar, hem oynatan hem de oynayan için maddi ve manevi bir tükeniştir. Kişi, kumarda kazanınca başkasını; kaybedince de kendisini zarara uğratmaktadır. Allah Rasûlü’nün (s.a.s.) buyurduğu gibi; “Hiç kimse, elinin emeğiyle kazandığından daha hayırlı bir rızık yememiştir” (Buhari).  

     Bütün bağımlılıklarda olduğu gibi, kumardan korunmanın da en etkili yolu; ona hiç başlamamaktır. Kumar oynayan veya bunu normalleştiren kişilerden uzak durulmalıdır. Bu beladan korunmanın özü; iman, irade ve farkındalık üçlüsüdür. Kumarla ilgili bir zayıflık hisseden kimse, samimi dua ve tövbe ile Allah’tan yardım istemelidir.

     Yüce Rabbimiz, bizleri ve çocuklarımızı daima iyi insanlarla karşılaştırsın; kumar, içki ve uyuşturucu gibi belalardan uzak eylesin! Allah’ın emir ve yasakları doğrultusunda yaşama gayretinde olanlara da selam olsun!

(Yararlanılan Kaynaklar: TDV Kuran Yolu Tefsiri, Diyanet Hutbe, Din İşleri Yüksek Kurulu Fetvaları, Prof. Dr. Faruk Beşer-İnsanlığın Baş Belası Kumar)

     Hazırlayan: Bahtiyar Budak-Emekli Edebiyat Öğretmeni

En son Haberler