Diğer Haberler Son Dakika 

BAYANLARA CUMA NAMAZI FARZ MIDIR?

      Cuma namazı; akıllı, erginlik çağına erişmiş, sağlıklı, hür ve mukim (misafir olmayan) erkeklere farzdır. Kadınlar, hürriyeti kısıtlı olanlar, yolcular ve cemaate gelemeyecek kadar mazereti olanlar cuma namazı kılmakla yükümlü değillerdir. Ancak kılmaları halinde namazları geçerli olup ayrıca öğle namazı kılmaları gerekmez.

      Cuma namazının farziyeti Kuran’da şöyle bildirilir: “Ey iman edenler! Cuma günü namaz için çağrı yapıldığında Allah’ı anmaya koşun ve alışverişi bırakın!” Bilirseniz, bu sizin için çok hayırlıdır.” (Cuma 9).

      Bu ayetin hitabı geneldir. Fakat İslam hukukunda Kuran’daki genel hükümlerin Hz. Peygamber (s.a.s.) tarafından açıklanması ve bazı kimselerin hükümden istisna edilmesi mümkündür.

      Hz. Peygamber (s.a.s.) “Cemaatle cuma namazı kılınmak her müslümana farzdır. Ancak, köle, kadın, çocuk ve hastaya farz değildir” (Ebû Davud) buyurmuştur. Bu konuda başka hadisler de vardır.

      Kadınların cuma ile yükümlü olmadığı konusundaki Hz. Peygamber’in açıklamaları, sahabe ve İslam âlimlerince tarih boyunca uygulanan bir görüş olmuştur. Diyanet de, kadınların cuma namazıyla yükümlü olmadığı konusunda müçtehitler arasında görüş ayrılığı bulunmadığını belirtmektedir.

      Burada önemli bir ayrım vardır: Farz olmamak, yasak olmak demek değildir. Kadın cuma namazıyla yükümlü değildir; ancak dilerse camiye giderek cuma namazına katılabilir. Kıldığı cuma namazı geçerlidir ve ayrıca öğle namazı kılması gerekmez.

      Hz. Peygamber dönemindeki uygulamalar da kadınların mescitlerden uzak tutulmadığını göstermektedir. Rasûlüllah (s.a.s.), “Allah’ın kadın kullarının Allah’ın mescitlerine gitmelerine engel olmayın” (Buhari, Müslim) buyurmuştur. Bununla birlikte kadınların mescide giderken güzel koku sürünmemeleri gibi mescit adabına dikkat etmelerini (Müslim) istemiştir.

      Kadınların dinî hayata katılımı sadece mescitlerle de sınırlı değildi. Hz. Peygamber, bayram günlerinde kadınların da musallaya (namaz kılınan yer) çıkmalarını istemiş, genç kızların ve evlerinde bulunan kadınların bayram namazı kılınan yere gelmelerini tavsiye etmiştir. Hayızlı kadınların da namaz kılmayıp Müslümanların duasına ve hayrına şahit olmalarını istemiştir. (Buhari, Müslim).

      Kadınların dinî konularda görüşlerini ifade edebildiklerini gösteren dikkat çekici örneklerden biri de Hz. Ömer dönemindeki mehir meselesidir. Hz. Ömer, mehirlerin yüksekliğine dikkat çekerek bunlara bir sınır getirmek istemiş; cemaatte bulunan bir kadın, Nisâ suresinin 20’nci ayetini hatırlatarak, buna itiraz etmiş ve kabul görmüştür. Bu olay, İslam toplumunda kadının dinî bir mesele hakkında Kuran’dan delil getirerek görüşünü ifade edebildiğini göstermesi bakımından önemlidir.

      Bununla birlikte İslam, kadını cuma namazıyla yükümlü tutmamıştır. Çocuklarının bakımı, ailevi sorumlulukları, sağlık durumu, güvenlik veya başka meşru sebepler nedeniyle camiye gidemeyen kadın bundan dolayı sorumlu değildir. Cuma namazı kendisine farz olmadığı için öğle namazını kılar.

      Şartları uygun olan bir kadın ise camiye giderek cuma namazına katılabilir. Hutbeyi dinler, imamın arkasında namazını kılar ve cuma gününün manevi atmosferinden istifade eder. Bu durumda cuma namazı onun için geçerli olur.

      Dinimizin ölçüsü açıktır: Kadın cuma namazıyla yükümlü değildir; fakat dilerse cuma namazına katılabilir, hutbeyi dinleyebilir ve cemaatle namazını kılabilir. Cuma namazını kılan, ayrıca öğle namazı kılmaz. Cumaya gitmeyen kadın, öğle namazını kılar.

      (Yararlanılan Kaynaklar: TDV Kuran Yolu Tefsiri, Diyanet Haber, Din İşleri Yüksek Kurulu, Hadislerle İslam-Diyanet İşleri Başkanlığı)

En son Haberler

Sen de Yorum Yapabilirsin

Teşekkürler.

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.